Blog

Rehber İçerikler

YKS Sınav Anı Yönetimi: Sınav Haftası, Anı ve Sonrası İçin Stratejiler

Blog

YKS Sınav Anı Yönetimi: Sınav Haftası, Anı ve Sonrası İçin Stratejiler

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
YKS Sınav Anı Yönetimi: Sınav Haftası, Anı ve Sonrası İçin Stratejiler Merhaba Sevgili Gençler, Ben Tuyun Akademi kariyer psikolojik danışmanlarından Umur Duyul. Bugün sizler için ikinci blog yazımı kaleme alıyorum ve çok heyecanlıyım, sizlere sınav haftası, anı ve sonrası için işinize yarayacağını düşündüğüm bazı önerilerim olacak. Hazırsanız başlayalım! Sınav Haftası Önerileri Çok uzun süren ve büyük bir emeğin sonucu buralara kadar gelen sevgili öğrenci, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik sanki. Tünelin ucu yaklaştı. Belki uzun planlar yapıp her hafta yerine getirilmesi gereken görevleri yaptın ve denemeler çözüp analizlerle başarını artırmaya çalıştın. Bazen de planlarının dışına çıktın. “Hayat siz planlar yaparken başınıza gelen şeydir.” diyor John Lenon. Bazen de zamanla mücadele etmek yerine zamanın akışında kaybolmayı denedin bir süre. Ne olursa olsun 2025 YKS serüveninde sona gelmiş görünüyorsun. Şimdi sınav haftası nasıl geçmeli bunu bir konuşalım. Sınav haftasını yönetmek de bu işin bir parçası mıdır? Bence evet! Çünkü şu an hayatını da yönetmekle meşgulsün. Bir haftayı yönetmek de bir bütünün küçük bir parçası sayılabilir. Peki bu haftayı iyi yönetmek için sıralayabileceğim önerilere bir göz atalım: Beden Sağlığı: Kaygı yönetimi, motivasyon artışı, psikolojik yönetim. Bunlar tabii ki çok önemli. Ancak bunlardan önce kaygıyı da motivasyonu da doğrudan etkileyen sağlıklı olmaktır. Uyku düzenini sınav saatine göre ayarlamakla başlayabilirsin. Yeme içmeni bir rutin haline getirip sınavda sana en iyi gelecek beslenme düzenine kendini şimdiden ayarlaman iyi olabilir. Fiziken seni yoracak ağır sporlardan uzak durmak yararına olabilir. Ancak güzel bir müzik eşliğinde hafif yürüyüşler ve nefes egzersizleri harika olur. Ruh Sağlığı: Son hafta ruh sağlığımızı korumak için kaygı duygumuzu yönetmemiz elzemdir. Bunu yapabilmek için odaklanacağımız durum artık kaç net yaptığımız veya başarı durumumuz olmamalı. Eksikleri gidermek için hala fırsat var. Başkaları kendimizi kıyaslamak ise kaygıyı son derece artıran etkenlerden biridir. Sürekli sınav hakkında konuşmak ve sosyal medyadaki başkalarının başarıları ile kendi başarımızı karşılaştırmak hatalı olur. Bu konuyla ilgili Kemal Sayar’ın “Yavaşla” kitabından şu cümleleri seninle paylaşmak isterim. “İnsanların ufak arabalar sürdüğü bir mahallede arabanızdan rahatsızlık duymazsınız. Mütevazı bir arabanız varsa, diğer insanların gösterişli arabalara binmelerinden rahatsızlık hissedersiniz. Herkes gösterişli arabalara bindiğinde, bu durumun sağladığı haz, ufak arabalara binmekle eşitlenir. Ekonomik büyümeyle birlikte mutluluğun artmamasının en önemli sebebi budur. Gereksiz karşılaştırmalar, gerçekliği bozarak algılamamıza yol açar. Mutluluğun sırlarından birisi, şeylerden olduğu gibi hoşlanmak ve onları daha iyisi ile karşılaştırmamaktır. O halde sizden daha ‘varlıklı’, daha ‘başarılı’ insanlarla kendinizi mukayese etmeyi bırakın, siz sadece kendi kendinize neyi yapabildiğinize bakın.’’ Ruh sağlığımızı korumak kendimize daha çok odaklanmaktan geçer. Stresle baş etmeden son olarak nefes egzersizleri yapmanı öneriyorum. Şu videolara göz atabilirsin. STRESTEN UZAKLAŞTIRAN VE SAKİNLEŞTİREN NEFES EGZERSİZLERİ | Ece Vahapoğlu 4-7-8 Nefes Tekniği - Kalp hızı değişkenliğini arttırır, uyku kalitesini arttırır   Deneme Konusu: Son hafta ve son günler deneme analizi yapma konusunda yine fırsatlar verecektir. Her gün ÖSYM saatinde denemeye girmek, sınava girecekmiş gibi aynı saatte uyanmak ona göre beslenmek (kafein ve şekerden biraz uzaklaşmak) bir rutin oluşturmak ve stresle baş etmek açısından çok iyi olacaktır. Son günlerde çıkmış soru denemeleri de isabetli olacaktır. Deneme analizi yaptıktan sonra aşırı detaylı çalışmalara girmeden nokta atışı bilgilere göz atmak faydalı olabilir. Soru bankaları yerine kalan zamanda branş denemeleri daha mantıklı olacaktır. Deneme sırasında büyük değişikliklere gitmek bir hata olabilir. Haftalık Plan Nasıl Olmalı: Son hafta planımızda karmaşaya yer olmamalı, her gün sabaha bir deneme öğleden sonralara ise hafif tekrarlar ve önceden çalışılan konulara göz atmak, önceki denemelerde özellikle yanlış yapılan sorulara tekrar bakıp çözmek isabet olacaktır. Çıkmış soruların çözümlerinin izlenmesi de etkili olur. Sosyal medyada zaman harcamaya veya oyun oynama alışveriş uygulamalarının kullanılmasına son verilmesi isabet olur. Bunlar yerine küçük keyif molaları, yürüyüşler, sevilen müziklerin dinlenmesi, yazı yazmak, nefes egzersizleri yapmak daha uygun olabilir. Sınav Yerini Önceden Gör: Sınava gireceğin okula sınav gününden önce gidip kullanacağın güzergahı belirlemen çok önemlidir. Bu sayede gidişin ne kadar sürdüğünü öğrenir ve sınav sabahı okulun adresini aramak zorunda kalmazsın. Kendini Yargılama: “Yeterli miyim? Yeterince çalıştım mı?” sorularını bırak artık. Bu hafta performansını düşürmemek için moral en önemli şey. Haydi gelin bu haftayı (son hafta) pozitif düşünme haftası ilan edelim. Yeterince çalışmamış hissediyor olman çok doğal. Çünkü sınavda çok fazla konu ve detay var. Bu detaylarda boğuluyor hissetmeni de anlıyorum. Ancak gelgelelim şimdi ne olursa olsun “Ben bu işte varım.” deme zamanı diye düşünüyorum. Sınav öncesinde kendimizi aşağı çekersek sınavda zirvelerde hissetmemiz mümkün mü? Velhasıl sınav haftası en önemli konulardan biri pozitif bakış açısına sahip olmak diyebiliriz. Sınav Malzemeleri: Şeffaf şişede su, kimlik ve giriş belgeni unutma 🙂 2. Sınav Anı Önerileri Okulun bahçesine girdin. Yüzlerce öğrenci ve aile var. Her birinin çehresinden okunan bir telaş. Gelecek adına umutlu bakmak isteyen insanlar var. Tüm yılın hatta tüm eğitim hayatında öğrendiklerinin meyvesini toplayacağın sınav birazdan başlayacak. Yeterince çalıştın bu sınava, hazırlıklısın, birçok denemeye girdin. Heyecanını hissediyorsun. Daha sonra polis aramasından geçip sınıfını buluyorsun ve kimseyi tanımadığın o salondasın. Gözetmen yerini gösteriyor kimliğini kontrol ettikten sonra. Daha sonra sınava yakın olduğunu görüyorsun saatin. Derin nefes al, sakinleş ve 4-7-8 nefes egzersizi tekniğini uygulamaya başlıyorsun. 4-7-8 Nefes Tekniği - Kalp hızı değişkenliğini arttırır, uyku kalitesini arttırır Kendinde güven veren cümleler kuruyorsun: Hazırım ben. Kendimi göstereceğim bir sahnede gösterimi yapacağım. Sınava başlıyorsun. Panik yapmamak için artık sürekli saate bakmamalısın. Her 20-30 dakikada bir süre kontrolü yeterli. Zor soruya takılma, yorma kendini onunla, inatlaşma. Baktın ki 30-40 saniyede çözüm yolu aklına gelmiyorsa geç. Soruyu işaretle, zaman kalırsa dönersin yine. Kodlamayı unutma! Her sayfada birkaç soruda bir kodlama yap, sona bırakma aynı deneme gibi. 🙂 Kodlama sırasında optik kaydırma olup olmadığını kontrol et. Boş bırakmak sorun değil, kendine “Hepsini işaretlemeliyim.” veya “Ya tutarsa.” baskısı yapma. Emin olmadığın sorulara dokunma. İlk okuduğun genelde doğrudur derler. Değiştirmeden önce iyi düşün. Sınav sırasında mikro mola ver. 1-2 dakikalık gözünü kapatıp beklemek iyi gelebilir toparlanman için. Başkasına bakma, sadece kendine odaklan. Erken çıkanlar veya kâğıt çevirenler sana bir şey kazandırmayacak. Sıralamayı kendine göre ayarla. Son denemelerde oluşturduğun sıralamadan uzaklaşma. Zor gelebilir, bu da çok normal ve sana zor geliyorsa herkese muhtemelen zor geliyordur. Hatalı hissettiğin sorular yüzünden tüm sınavdan vazgeçme. Sınav sonunu düşünme. “Acaba doğru yapıyor muyum?” düşünceleri sınavda seni bocalatabilir. Bu hataya düşme. Her soru yeni bir başlangıç, geçmişe çok takılma. Paragraf sorularını bölerek oku. Önce soru kökü sonra paragraf sonra seçeneklere bakma. İşlem sorularında çeldiricilere dikkat özellikle matematikte “+, -,” oran gibi küçük farklara dikkat! 3. Sınav Sonrası Önerileri Çok uzun bir maratondu bu belki senin için. YKS Sınavı bittikten sonra, bu süreci en verimli şekilde değerlendirmek hem zihinsel rahatlama hem de gelecek planlaması açısından çok önemlidir. İşte sınav sonrası için bazı öneriler: Dinlen ve kendini ödüllendir. Sınav artık bitti geriye dönüp keşke demek veya iyi ki demek için henüz erken. Şimdi rahatlama zamanı. Bir yıldır yapamadığın her şeyi yapabilmek için güzel bir fırsat olabilir bu yaz. Sosyal medya ve Duygusal Tetikleyicilere Dikkat: Sosyal medyada sınavla ilgili yorumlardan ve tahmini branş sıralaması gibi analizler doğru sonuçlar vermeyebilir. Bunlardan uzak durmak lazım diye düşünüyorum. Sonuçlar açıklanana kadar tercih edeceğin bölümler ve üniversiteler hakkında araştırmalar yapmaya başlayabilirsin (şehir, barınma, sosyal imkanlar, iş imkanları). Tercih sürecine hazırlık olarak son 4 yılın başarı sıralamalarına bakarak bir tercih listesi oluşturabilirsin. Tercih döneminde mutlaka bir rehber öğretmene veya uzmana danış. Bu sürede yabancı dil, kodlama, kişisel gelişim, gönüllülük projeleri vs. gibi alanlarda kendini geliştirebilirsin. Tercih yaparken dikkat edilmesi gerekenleri göz önünde bulundurabilirsin. Özel koşulları (şartlı kabul, hazırlık sınıfı, burs, ücretli/ücretsiz vs.) mutlaka oku. Vakıf üniversitelerindeki burs oranlarına dikkat et. Ve işte bir blog yazımızın sonuna geldik yine. Umarım hepinize faydalı olur. Sevgiyle kalın. 🙂
YKS İçin Çalışma Programı

Blog

YKS İçin Çalışma Programı

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
YKS İÇİN ÇALIŞMA PROGRAMI Tuyun Akademi YKS için çalışma Programı ile YKS hazırlık sürecinizi kolay göstermeye ne dersiniz ? Üniversitede okuma hayalin gözünün önünde ama nereden ve nasıl başlayacağını bilmiyorsan, program hazırlayıp bir türlü uygulayamıyorsan endişelerini bir kenara bırakabilirsin. YKS’ye hazırlanan pek çok öğrencinin bu belirsizliklerle mücadele etmeye çalıştığını biliyorum. Güzel haber şu: Bu yazımda seni hem motive edecek hem de hedefine yaklaştıracak çalışma programını nasıl oluşturup sürdürebileceğini anlatacağım. Ders çalışma programı, eğitimin her kademesinde başarının yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Ancak sınav sürecindeki öğrenciler için bu meşale çok daha kritik bir rol üstlenir. Doğru bir program sayesinde YKS süreci hem daha verimli hem de çok daha az stresli geçebilir. Peki, verimli bir çalışma programı nedir? Neden önemlidir? Nasıl hazırlanılır? Ne kadar uygulanmalıdır? Bu yazıda tüm bu sorulara birlikte cevap arayacağız. Ve unutma: Başarı çok çalışmakla değil, doğru çalışmakla gelir! 🎯 YKS ÇALIŞMA PROGRAMI NEDEN ÖNEMLİDİR? Plansız bir çalışma, yola haritasız çıkmaya benzer. YKS, akademik bilginin yanı sıra “zaman yönetimi, disiplin ve stratejiyi” de ölçer. Bunların paralelinde ise psikolojik durumunun sağlamlaşmasını ister. Bu yüzden plansız bir şekilde çalışmak, çoğu zaman verimsizlikle, tekrar eden hatalarla ve bu sebeplerle gitgide artan kaygıyla sonuçlanır. Oysa düzenli bir program sayesinde hangi gün ne çalışacağını, hangi konularda eksik olduğunu ve ne kadar yol kat ettiğini daha net bir şekilde görebilirsin. Bu da hem zihinsel yükünü azaltır hem de motivasyonunu artırır. Düzenli ve sürdürülebilir bir program, seni rastgele ve dağınık bir çalışmadan kurtarır; süreci kontrol altına almanı sağlar. Ayrıca, tekrarları planlamak, deneme çözümünü aksatmamak ve eksik konulara zaman ayırmak gibi kritik detayları da garanti altına alır. Kısacası, ders programı sadece ne çalışacağını değil, nasıl ve ne zaman çalışacağını da belirleyerek seni başarıya bir adım daha yaklaştırır. Şimdi aklında şu soru olabilir: “Bir program gerçekten bu kadar fark yaratabilir mi?” Evet, yaratır. Hatta yukarıda bahsettiğim gibi sadece akademik başarıyı değil, psikolojik sağlamlığını da artırır. Hadi, birlikte programlı çalışmanın neden bu kadar önemli olduğuna adım adım göz atalım. 1) Düzenli Çalışmak Dağınık ve Rastgele Öğrenmeyi Engeller Akademik bilgilerin oluşumunu bir binanın inşasına benzetebiliriz. Nasıl ki binada ilk olarak sağlam bir temel oluşturulması ve daha sonra sırayla katların inşa edilmesi gerekiyorsa akademik bilgilerin inşasında da öncelikle sağlam bir temel oluşturulması bunun ışığında da konu çalışmasına geçilmesi gerekiyor. Türk eğitim sistemimizde kullanılan sarmal eğitim modeli, konuların belirli bir sırayla ve kademeli olarak öğrenilmesini esas alır. Bu sistemde konular birbirine bağlıdır yani bazı konular diğerlerinin altyapısını oluşturur. Bu yüzden, öğrenme sürecinde konular arasında bir öncelik-sonralık ilişkisi vardır. Temel oluşturulmadan ilerlemek, temeli tamamlanmamış bir binaya üst katları eklemeye çalışmak gibidir. Düzenli ve planlı çalışmak, bu sırayı koruyarak bilgilerin sağlam bir şekilde öğrenilip sıralanmasını sağlar. Aksi halde, rastgele ve dağınık bir öğrenme hem konular arasında kopukluk yaratır hem de kalıcı öğrenmeyi zorlaştırır.  Bu metaforda binanın temeli olarak bahsettiğim şeyler ise “okuduğunu anlama ve işlem becerisi”. Bu kısmı yazının ilerleyen kısımlarında detaylandıracağımız için şimdilik burada bırakıyorum. 2) Program Zamanı Verimli Kullanmanı Sağlar YKS süreci, aylarca hatta bazen bir yıldan fazla sürecek ciddi bir emek ister. Bu uzun süreç içinde, bazı derslere gereğinden fazla zaman ayırırken bazılarını ihmal edebilirsin (bunlar genellikle sevmediğin dersler olur) ya da bazı tarihlerde olman gereken yerlere varamamış olabilirsin. İşte bu noktada programlı çalışmak her derse gereken önemi verip dengeli çalışmana yardımcı olur. Aynı zamanda programlı çalışmak gün bazında da işlerini kolaylaştıracaktır. Programı olmayan pek çok öğrenci her sabah “Bugün ne çalışsam?” sorusuna takılıp masanın başına geçmekte zorlanıyor. Oysa günlük görevleri önceden belirlemek nereden ve nasıl başlayacağını da belirli bir düzene oturtacağından vaktini de enerjini de boşa harcamadan doğru noktaya yönlendirmene yardımcı olacaktır. Kısacası, zamanı verimli kullanmanın ve bu uzun maratonda düzenli ilerlemenin anahtarı planlı çalışmaktır. ⏰ 3) Programlı Çalışmak Stres ve Kaygıyı Azaltarak Motivasyonunu Yüksek Tutar Kariyerim boyunca gördüm ki YKS süreci, doğası gereği her öğrenci için streslidir. Öğrencilerimden sınav senelerinde “Arkadaşım TYT’yi bitirip AYT’ye geçmiş ben henüz geçemedim.”, “X kişisi zor kaynak çözüyor, ben orta kaynak çözüyorum demek ki başaramayacağım.” gibi serzenişler duyuyorum. Buna bir de belirsizlikler, sürekli ertelenen görevler, konuların yetişmeme endişesi gibi durumlar eklenince zamanla kaygı daha da artıyor. Tam bu noktada ne zaman ne yapacağını bilmek (çünkü ne zor kaynaktan başlamak ne de konuları olması gerekenden erken bitirmek başarı getirmez) öğrencide güven duygusunu artırır ve strese azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca her gün yol kat etmek, belki de az ama kendine uygun adımlarla ilerlemek sendeki başarma duygusunu uyandırır ki başarı tadını alınca vazgeçemeyeceğin bir hazdır. Burada altını çizerek anlatmalıyım ki disiplin sınav senesinde motivasyondan daha önemli bir kavramdır. Zaten disiplin hayatına girip düzenli çalıştıkça motivasyonun yükselir ve sen hedeflerine yaklaştıracak önemli bir basamak oluşturur. YKS İÇİN DERS PROGRAMI YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Yazımızın ortalarına gelmişken artık yavaş yavaş program nasıl yazılır detaylandırmaya başlayalım. İşte biz kariyer psikolojik danışmanlarının ve mentörlerin programları oluştururken dikkat ettiği püf noktalar: 1) Kendini Tanıma Program oluşturmanın ilk ve en önemli adımı öğrenciyi tanımaktır. Her öğrencinin öğrenme stili, o ana kadarki bilgi birikimi, dikkat süresi, alışkanlıkları gibi farklılıkları vardır. Bu nedenle, tek bir doğru program yoktur, öğrenciye uygun program vardır. O yüzden başkasının programını aynen kopyalamak ya da hazır programlarla çalışmak yerine bu konuda profesyonel birini devreye sokabilirsin. Tuyun Akademi olarak bu konuda sana yardımcı olmak için hazırız. 2) Gerçekçi ve Uygulanabilir Olma Daha önce hiç çalışma programı hazırlayıp birkaç gün sonra yarıda bıraktığın oldu mu? Eğer cevabın “Evet” ise yalnız değilsin. Birçok öğrenci, motivasyonu yüksekken çok yoğun programlar yapar fakat birkaç gün sonra bu planlara uyamayınca morali bozulur, motivasyonu düşer ve programı bir kenara bırakır. Okul, dershane gibi oldukça vakit alan kısımları dolayısıyla etkilenecek uyku, dinlenme, günlük enerji gibi konuları dikkate almadan hazırlanmış bir program seni sadece yorar ve zamanla pes ettirir. İşte bu yüzden, bir programın en önemli özelliği uygulanabilir olmasıdır. Günlük ya da aylık hedeflerini ulaşılabilir tutmak sana düzenli ivme kazandırır. Bu başarı hissi hem motivasyonunu besler hem de seni programa bağlı kalma konusunda destekler. Gerçekçi bir program ise hem seni zorlamalı hem de sürdürülebilir olmalı. Burada seni zorlamaktan kastım, yapabileceğinin üstünde bir yük olması değil sana bir şeyler katacak, gelişmeni sağlayacak olmasıdır. Örneğin öğrenciler genellikle zayıf olduğu derse daha az çalışmaya meyilli iken etkili bir program tam tersine o derse daha fazla vakit ayırmasını gerektirir. Bu başlarda öğrenciyi zorlasa da zamanla o derste gelişmesini sağlar ve netini arttırır. Bu iki noktaya dikkat ettikten sonra geri kalan her şey öğrenciye özel olarak şekillenir. Örneğin, günlük ders çalışma süresi, hangi konudan ne kadar soru çözüleceği, hangi kaynakların nasıl bir sırayla çözüleceği gibi detaylar öğrencinin bireysel özelliklerine göre belirlenmelidir. YKS İÇİN ÖRNEK ÇALIŞMA PROGRAMLARI Yazının bu bölümüne kadar, verimli ve etkili bir ders programı hazırlarken dikkat edilmesi gereken temel noktalardan bahsettim. Yine de biliyorum ki bunların kafanda daha da netleşmesi için bir örnek üzerinden gitmek her zaman daha faydalı. Bu kısımda senin için örnek bir program oluşturacağım ama unutma, bu program sadece bir fikir vermek amacıyla hazırlandı. Gerçek anlamda verimli bir ders çalışma planı, senin ihtiyaçlarına, hedeflerine ve alışkanlıklarına uygun olarak şekillenmeli. Bu yüzden bu taslağı sen de kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemeler yaparak kullanabilirsin ya da direkt olarak bizimle iletişime geçebilirsin. 👉🏻 https://tuyunakademi.com Hazırsan başlayalım! Bu programı TYT çalışmalarına yeni başlamış mezun senesinde bir sayısal öğrencisi için hazırladım. Programı yazarken öğrencinin günlerinin tamamen boş olduğunu varsaydım. Daha sonra detaylandıracağım dediğim bina metaforunun temeli olarak bahsettiğim “okuduğunu anlama ve işlem becerisi” kısmına da geldik. Burada ilk dikkat çekmem gereken yer mezun senesinde de olsa bir öğrencinin düzenli olarak paragraf ve problem çözmesi gerektiği. YKS’ye hazırlanan her öğrenci ilk olarak okuduğunu anlama becerisini kazanmalı çünkü sınavın her branşında sorular ilk olarak doğru anlaşılmalı. Derslere gelecek olursak biliyorsun ki matematik sık pratik isteyen bir derstir. Bu sebeple her güne yazdım. Kalan dersleri ise günü çok sıkıştırmayacak şekilde mümkün olduğunca konunun hemen arkasına soru çözecek şekilde yerleştirdim. Genel denemenin ise ilk başlarda süre yönetimine yardımcı olması açısından nete bakılmaksızın çözülmesi gerekiyor. Öğrencilerin sık yaptığı bir hata olduğundan özellikle bu konuya bir paragraf ayırdım. Netin kaç olursa olsun sınavı doğru sürede bitirebiliyor musun, hangi teste ne kadar vakit ayırıyorsun ve hatta sınav süresi boyunca odaklanabiliyor musun bunları öğrenmek için sürece başlar başlamaz genel denemeleri görmen gerekiyor. Bunun için de en iyi seçenek elbette Tuyun Akademi’nin yıllık deneme paketleri. En güncel denemeleri içeren Tuyun Akademi deneme paketlerini incelemek istersen link burada. 📌 https://tuyunakademi.com/yks/2026/sinava-kadar Bu programda bir de konuların yerleştirilmiş halini de görelim. 12. sınıflar sizin için de program oluşturalım. 👇🏻 Programda değiştirdiğim yerlere bakacak olursan öncelikle okul vaktimizi alacağı için derslerin dağılımında azalmaya gittim. Bu sebeple hafta sonunu daha aktif kullanacağımız bir program oluşturdum. Bunun dışında konuların çalışılması ve hemen arkasından soru çözülmesine özen gösterdim. Şimdi sıra sende 😊 Diğer bölümlerde anlattığım gibi bireysel özelliklerini dikkate alarak kendine özgü bir program oluşturabilmen için programın boş halini de ekliyorum. Aklında şu sorunun belirdiğini tahmin edebiliyorum “Hocam programı saatlere neden ayırmadınız?” Şimdi sizinle işin mutfağından bir sır paylaşacağım. Kariyerim boyunca gördüm ki öğrenciler saatlik programlara uyumakta zorluk çekiyorlar. Bunun sebepleri arasında özellikle ders çalışmaya yeni başlayan öğrencilerin dinlenme sürelerinin, derse odaklanabilme sürelerinin farklılığı gibi sebepler sayabilirim. Bu sebeple programları saatlere ayırmak yerine görev bazında düşünmek en faydalı yöntem. Burada da şu deyimi hatırlayacağız “Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır!” 😌 Bazı öğrenciler için saat vermeyi daha faydalı bulduğum olsa da ben genel olarak programları oluştururken bu yöntemi tercih ediyorum. Şimdiye kadar hep öğrencilerin bireysel özelliklerinin farklılığından söz ettim ancak unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta şu: Kariyer psikolojik danışmanlarının ve mentörlerin yani seni bu süreçte yönlendirecek kişilerin yöntemleri tıpkı parmak izleri gibi özeldir. Her danışman, kendi tecrübelerine ve senin ihtiyaçlarına göre farklı yollar, yöntemler izleyebilir. Dolayısıyla bireysel koçluk desteği aldığında, seni yönlendiren kişinin yaklaşımı da bu sürecin şekillenmesinde önemli bir rol oynar. Tuyun Akademi’de bu süreç şu an hayallerini süsleyen okullarda okuyan, istediğin bölümü kazanmış derece öğrencilerinden oluşan mentörlerimizin ve sınav yolunda hem psikolojik desteği hem de strateji geliştirmeni sağlayacak kariyer psikolojik danışmanının iş birliği ile yürütülür. Hemen şimdi paketini alıp aramıza katılarak hayallerine giden yolda destek almak istersen link aşağıda. 👉🏻  https://tuyunakademi.com/deneme-danismanlik-yks VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ İLE PROGRAMI DESTEKLEME Doğru Program + Doğru Teknik = Başarıya Giden Yol 🎯 Program hangi konuyu ne zaman ve ne kadar çalışacağını planlar. En az onun kadar önemli olan nokta ise nasıl çalışacağındır. Ders çalışma programını doğru çalışma teknikleriyle desteklersen hedefine yaklaşman daha da kolaylaşır. Çünkü doğru programla aynı zamanda verimli çalışan bir öğrenci için gelişme kaçınılmazdır. Bu noktada kullanabileceğin bazı etkili teknikler şunlar: Pomodoro Tekniği: Bu teknik zamanı verimli kullanmak ve dikkat süresini artırmak amacıyla geliştirilen bir çalışma yöntemidir.  Özellikle dikkati çabuk dağılan ve erteleme davranışı sergileyen öğrenciler için çok uygun bir tekniktir. 25 dakika odaklanıp 5 dakika ara vererek çalışmak dikkat süresini artırır, zihinsel yorgunluğu azaltır. 📌 Pomodoro Tekniği Nasıl Uygulanır? 1) Çalışacağın konuyu belirle. 2) 25 dakika boyunca sadece o işe odaklanarak çalış. 3) 25 dakikanın sonunda 5 dakika ara ver. 4) Bu döngüye bir “Pomodoro” denir. 5) Dört Pomodoro tamamladıktan sonra (yani yaklaşık 2 saat) daha uzun bir ara ver: 15–30 dakika. Feynman Tekniği: Feynman, karmaşık bir konuyu derinlemesine öğrenmek ve bilgiyi kalıcı hale getirmek için kullanılan güçlü bir yöntemdir. Çalıştığın konuyu bir başkasına anlatıyormuş gibi sade bir şekilde ifade etmek konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını göstermeye yardımcı olur. 📌 Feynman Tekniği Nasıl Uygulanır? Konu Seç: Öğrenmek istediğin konuyu belirle. Örneğin elektrostatik ya da paragrafta anlam. Anlat: Konuyu hiç bilmeyen birine (mesela bir çocuğa) anlatır gibi sade ve açık bir şekilde yaz ya da sesli olarak anlat. Boşlukları Belirle: Anlatırken duraksadığın, zorlandığın, eksik veya karışık ifade ettiğin noktaları fark et. Tekrar Öğren ve Geliştir: Bu boşluklara geri dön, eksiklerini tamamla ve anlatımını düzelt. Basitleştir ve Yeniden Anlat: Son haliyle karmaşık terimlerden uzak, herkesin anlayabileceği bir açıklama yapmaya çalış. Aktif Tekrar: Öğrenilen bilgilerin pasif bir şekilde (sadece okuyarak veya dinleyerek) değil aktif, zihni çalıştıran yollarla tekrar edilmesini sağlayan etkili bir öğrenme tekniğidir. YKS gibi kapsamlı bir sınava hazırlanırken bilgiyi uzun vadeli hafızaya almak ve gerektiğinde hatırlamak için son derece etkilidir. 📌 Aktif Tekrar Nedir? Aktif tekrar, bilginin pasif olarak gözden geçirilmesi yerine şu yollarla zihinsel olarak işlenmesidir: Soru çözmek (özellikle hatalı yapılan sorulara dönmek) Kendine sorular sorarak cevaplamak Kavram haritası veya zihin haritası çizmek Konu özeti çıkarmak Boş kâğıt yöntemiyle (beyaz bir sayfaya, hiç not kullanmadan hatırladığın kadarını yazmak) tekrar yapmak Anlatım yöntemiyle (öğrendiğini bir arkadaşına anlatmak ya da sesli olarak kendine açıklamak) 🎓 Aktif Tekrar Örneği: Örneğin “hücre bölünmeleri” konusunu çalıştıysan: 20 soru çöz → yanlış yaptıklarını incele. Konuyu sesli anlatmaya çalış → takıldığın yerleri not et. Kavram haritası oluştur → “mitoz” ve “mayoz” farklarını görselleştir. Boş kâğıt al, hiç not kullanmadan hücre şeklini çiz → sonra notlarla karşılaştır. SİZDEN GELEN SORULAR 1) Programlar günlük mü haftalık mı aylık mı hazırlanmalı?  Bu üç program türünün de belli başlı avantajları var. Aylık programlama uzun vadeli hedeflerini oluşturmana yardımcı olur. Haftalık programlama hangi gün hangi dersin hangi konusunu çalışılacağını netleştirerek kafa karışıklıklarını engeller. Günlük programlama ise enerjini doğru kullanarak günü en verimli şekilde kullanmanı sağlar. Bu sebeplerle önerdiğim şey hepsini belirlemek olacak. Aylık hedeflerini belirle, bu hedefleri haftalara böl, her hafta başında (istediğin gün olabilir) haftalık planı hazırla ve her akşam ertesi gün için kısa günlük plan yap. 2) Bir günde kaç ders çalışmalıyım? Bu sorunun net ve tek bir cevabı yok. İlla bir sayı verecek olursam paragraf ve problem rutinleri dışında en az 2 en fazla 4 derse bakmak ideal olarak düşünebilirsin. Ama asıl önemli nokta kaç ders çalıştığın değil ne kadar verim aldığın. Verim alman da senin odaklanma sürene, çalışacağın konunun yoğunluğuna, ders çalışmak için o gün ayıracağın zaman gibi etkenlere göre değişecektir. 3) Konu çalışmak mı, soru çözmek mi daha önemli? Konu çalışmak ve soru çözmek birbirini tamamlayan şeylerdir. Başarı için ikisinin de doğru sırayla ve yoğunlukla olması gerekir. Yeni bir konuya geçtiğinde öncelikle tabii ki konu çalışmasına ağırlık verip temeli doğru oluşturmalısın. Bu aşamayı geçtikten öncelikle hemen sonra bol soru çözerek (en az bir kaynak) konuyu pekiştirmelisin. Daha sonrasında da tekrarlarını soru üzerinden yaparak konuyu içselleştirebilirsin. 4) Denemeleri ne zaman ve ne sıklıkla çözmeliyim? Örnek programda açıkladığım gibi öncelikle zaman yönetimini oluşturmak sonrasında ise çalışmalarının verimini ölçmek için sürece başlar başlamaz genel deneme çözülmeye başlanmalı. Branş denemeleri ise o dersin konuları bittiğinde programa mutlaka eklenmeli. 5) Kendime boş gün bırakabilir miyim? Geldik öğrencilerin bu sene dilinden düşürmediği “off day” isteğine. 😄 Evet arkadaşlar mutlaka kendinize zaman ayırmalısınız. YKS gibi uzun bir süreç dinlenmeden, bazen eğlenmeden, sosyalleşmeden yürütülebilecek bir sene değil. Bu yüzden hem zihnini hem de bedenini dinlendirecek boş günler veya boş saatler planlamak, programın verimliliğini artırır. Fakat her şeyde denge aradığımız gibi bu molalar günler boyunca sürmemeli.  YKS için çalışma programının nasıl oluşturulacağını anlattığım bu yazının, senin yolculuğunda meşale olmasını umuyorum. Bu zorlu süreç elbette zaman zaman hepimizi yorabilir ama unutma asıl fark yaratan şey yılmadan devam edebilmektir. Sen yeter ki umudunu yitirme. Ne demiş Mevlânâ:"Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla." Sen de kendi yolculuğunda her yeniden doğuşunla daha da güçleneceksin. Başarı, inanan ve vazgeçmeyenindir. 💫
Öğrenciler İçin Eğitim Danışmanlığı Neden Önemlidir?

Blog

Öğrenciler İçin Eğitim Danışmanlığı Neden Önemlidir?

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Öğrenciler İçin Eğitim Danışmanlığı Neden Önemlidir? Seni diğerlerinden farksız yapmaya Bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, Kendin olarak kalabilmek, Dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, Artık hiç bitmez. (E.E. Cummings) Sınava hazırlanan bir öğrencinin kendi olma savaşı hiç kolay değildir. Uzun yıllardır bir okyanusta yüzüyor ve karaya varmak üzeredir. Bazen boğulma tehlikesi geçirir, yalnız hisseder, kaygılanır, üzülür, endişelenir, rotayı şaşırır, kendini kaybeder, bazen de karaya varmaya çok yakın hissedip pozitif bakar hayata. Tüm bu zorlukları tek başına göğüslemek bir öğrenci için çok zor olsa gerek. Bazen kendini okyanusu aşan yüzücü gibi hissedebilir. Bu zorlu süreçte yalnız olmadığına inanmak ister. Eğitim danışmanlığının ben bu yüzden önemli olduğunu düşünüyorum. “İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de.” diyor George Orwell 1984 isimli kitabında. Eğitim danışmanlığında hem anlaşılıp hem de profesyonel destek almanız mümkün. Bireysel Çalışma Programının Önemi Okullarda öğrencilerle konuşurken öğrencilere aylık olarak hazır bir ders çalışma programı verilmesinin pek de verimli olmadığını gördüm. Bunun temel sebebi her insanın yaşantısının öznel olmasıdır. Her insan biriciktir çünkü. Bilgi birikimleri, yaşantıları, duyguları, konular ve derslerle ilgili eksikleri birbirinden çok farklıdır. Bu yüzden bireysel program aslında her öğrenci için önem arz eder. Yıllardır öğrencilerimle çalışırken bireysel program yapanların yapmayanlara (rastgele çalışanlara) göre sonuçta daha başarılı olduklarını gördüm. Bu yüzden siz de eğer bireysel bir çalışma programı şimdiye dek hazırlamadıysanız işe buradan başlayabilirsiniz. Yukarıdaki görselde boş bir haftalık plan mevcut. Bir annenin bu planı bir menü olarak kullandığını hayal edelim. Pazartesi günü semt pazarı kuruluyor, mahallesinde ve pazara gittiğinde ne alacağına karar veremiyor. Haftalık olarak baştan bir plan yapmaya karar veriyor ve bu boş plana her güne bir menü oluşturuyor. Normalde yemek için annenin kaygı için puanı çok yüksek iken şimdi muhtemelen daha az kaygı ile alışverişe gidecektir. Çünkü belirsizlikleri azaltmış oldu. Eğer sınavla ilgili kaygınız yüksek ise muhtemelen belirsizlik çok fazladır hayatınızda. Belirsizlikleri azaltmanın en iyi yollarından biri haftalık olarak plan hazırlamaktır. Okullarda veya dersle ilgili danışılması gereken kişilere genellikle rehberlik öğretmeni, psikolojik danışman veya rehber öğretmen dendiğini duymuşsunuzdur. Rehber öğretmenler genellikle psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünden mezun olup profesyonel olur. O yüzden danışmanlık almak için ideal kişilerdir. Peki danışmanlık alınca ders konusundaki verimlilik nasıl artıyor? Yazının başında bir metafor kullanmıştım. Bir okyanustasınız ve karaya varmak istiyorsunuz ama rotayı şaşırıyor, kaygılanıyor veya bazen ne yapacağınızı bilmiyor, yalnız hissediyorsunuz. Profesyonel destek ile rotanızı bulacak, verimliliğinizi artıracak ve karaya daha kolay varacaksınız. Uzun yıllardır öğrencilerde gözlemlediğim bir durumdur bu. Ancak şu farkı iyi bilmek gerekir. Sosyal medyada veya başka mecralarda koçluk adında öğrencilere bu desteği sunduğunu iddia edenler vardır. Koçluk ile akademik danışmanlık veya profesyonel rehberlik birbirinden farklı şeylerdir. Yardım aldığınız kişi kim olursa olsun başka mesleklerde dahi doktor, avukat, diş hekimi vb. yetkin olması gerekir. Atalarımız çok güzel söylemiş bu konuda: Yarım hekim candan yarım hoca dinden eder.  Sevgili öğrenciler, lütfen bol bol hata yapın, çünkü hata yapmak bir gelişim fırsatıdır. Orhan Gencebay şarkısında hatasız kul olmaz diyor. Profesyonel rehberlik aldığınızda hatalarınızı daha çok fark edecek ve kendinizi daha iyi tanıyacaksınız ve daha verimli bir ders çalışma hayatınız olacak. Unutmayın yalnız değilsiniz. TUYUN AKADEMİ DANIŞMANLIK SİSTEMİNİN 5 KATKISI 1. Pozitif Bakış Açısı Edinme ve Motivasyon Artışı “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Mustafa Kemal Atatürk Bazen çıkmazda kalıp umutsuz ve bardağın boş tarafını daha çok görmek istediğimiz zamanlar oluyor. Özellikle öğrencilerimle çalışırken bu durumu en çok deneme sınavlarında yaşanan düşüşlerden sonra görüyorum. Sanki tüm felaketler benim başıma gelecek düşüncesi insanın zihnine yerleşiyor. En sık kullanılan hatalı düşünceler arasında “Ben başarısız biriyim.”, “Ben asla zeki biri olmadım.”, “Ne kadar çalışsam da başaramam.”, “Zaten temelim yok, boşa çabalıyorum.” gibi temel düşünce hataları vardır. Bu düşünce hataları olumsuz duygulara daha çok insanı yöneltmekte ve bu olumsuz duygularla birlikte olaylara negatif taraftan bakma durumu gerçekleşmektedir. Heraklitos’un “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” bakış açısından hareketle bu negatif bakış açısının profesyonel destek ile pozitif bakış açısına evrildiğini yüzlerce kez danışanlarımda gördüm. Herkes için aynı formül geçerli olmuyor maalesef. Bu yüzden her bireyin yaşantısındaki bakış açısı, değişim isteği, üzüntüler, anılar, aile örüntüleri, çevre ilişkileri, yaşanan şehir, özgüven, stresle başa çıkma yetisi, değerleri vb. birçok konu vardır. Bir metafor olarak, hayat ırmağındaki bir sal içerisinde akıntı boyunca yolculuk ettiğinizi düşünün. İlk zamanlar ırmak sakindir, rahat bir tempoda akıp gider, ancak sonrasında akıntı giderek hızlanır ve bazı türbülanslarla karşılaşırsınız. Akıntıda sürüklenip yara bere içinde kaldığınızda, ırmaktan bıkmaya başlar ve kıyıya doğru yüzersiniz. Tüm o kayalar, sığ ve soğuk sular yüzünden bir kenara çekilir, ırmağa sövüp sayarsınız. Siz bunu yaparken, su akıp gitmeye devam eder. Sırf siz memnun değilsiniz, baştan başlayasınız diye ırmak akışını tersine çevirip yukarı doğru akmaya başlamaz. Ayrıca ırmağa bağırarak da onun tabiatını değiştirmeniz mümkün değildir. Kıyıya çıkarak sadece nihai durağa giden yolculuğu ertelemiş olursunuz. Biz Tuyun Akademi Danışmanlık Sistemi’nde sizi ırmağa geri döndürmek istiyoruz. Ve bunu yaparken önünüzde daha çok türbülanslar, sığ sular ve kayalar olduğu bilgisini de veriyoruz. Irmağın ne olduğunu bize öğreten, ırmakta olma deneyiminin tamamıdır. Unutmayalım ki hem sakin ve durgun hem de hızlı ve coşkun bölümleri ırmağın bir parçasıdır. Motivasyon hayatımızı sürdürmemiz için şart olan bir kelime sanki. İçimizden gelen bu istek bir arkadaşımızın doğum gününde ona hediye almamızı sağlar. Bu motivasyon insana aşıları buldurdu, bu motivasyon insanı uzaya gönderdi. Bu motivasyon aynı zamanda sizi her gün masanın başına oturttu. Bu motivasyon dünyanın 7 harikasını, piramitleri yaptırdı insanoğluna, bu motivasyon yani içimizdeki yaşama bağlılık, yaşam enerjisi bize aşılmaz denilen her şeyi aştırıyor sanki. Motive olamadığımız da çok zaman oluyor. Hep başarılı örnekler verdiğimi fark ettim. Başarısız olup tökezleyen nice insan da var. Başkalarına da bağlı hayatlarımız olabilir. Tuyun Akademi Danışmanlık Sistemi’nde motivasyon konusunda da öğrencilere sayısız faydası olduğunu düşünüyorum. Bu değişimi birlikte başarıyoruz. Varoluşçu psikoterapinin kurucularında Viktor Frankl değişim konusunda şöyle diyor: “Bir şeyleri değiştirmemiz mümkün olmadığında, kendimizi değiştirmekle yüzleşiriz.” Değişim için Tuyun Akademi’deki danışman ve mentörlerin motivasyonlarına bizzat şahit oluyorum. :) Bu kısmı bir şiirle tamamlamak istiyorum. Öyle bir hayat yaşadım kiCenneti de gördüm cehennemi deÖyle bir aşk yaşadım kiTutkuyu da gördüm pes etmeyi deBazıları seyrederken hayatı en öndenKendime bir sahne buldum oynadımÖyle bir rol vermişler kiOkudum okudum anlamadımKendi kendime konuştum bazen evimdeHem kızdım hem güldüm halimeSonra dedim ki “söz ver kendine”Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksinSevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksinUçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksinKorkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersinÖyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdımÖyle çok değerliymiş ki zamanHep acele etmem bundan, Anladım… Friedrich Nietzsche 2. Duygu Yönetimi Başarısı “Kışın derinliklerinde, en sonunda içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim.” Albert Camus Ne kadar zordur değil mi aklımızın odalarında sürekli düşüncelerin dolaşması. Bazen uyutmaz, bazen iştah kapatır, bazen de hayaller kurdurur. Duyguları yönetmek hayatımızı yönetmek gibidir. Direksiyonda biz olduğumuzda çok daha kolay yönümüzü çizebiliyoruz mesela. Sadece sınav hazırlığında mı duygu yönetimine ihtiyaç duyarız? Hayatın her alanında duygularımız bizimledir. Bizi biz yapan temel ögelerden biridir duygular çünkü. Hayatın her alanını biraz açalım istiyorum. Mesela sabah uyanan her insanın duygusu o kadar farklı olur ki. Ya da insan ilişkilerindeki duygularımız. Ailemizle ilgili olan duygularımız. Okula giderken, yolda yürürken sevdiğimiz bir hayvanla karşılaştığımızda olan duygularımız. Vapurun güvertesinden martılara simit atan çocukların duyguları. Okuma yazmayı ilk defa öğrenen birinci sınıf öğrencisinin duygusu. Bütün bunların bir de ismini koymuşlar. Sevinç, hüzün, kaygı, endişe, öfke, yeterli, gururlu, yetersiz, incinmiş saymakla bitmez… Ve hepsi hayatımızın ayrılmaz birer parçası. “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” Yunus Emre Duygularımızı iyi yönettiğimizde insanların gönlünde de yer edinip sağlam dostluklar ve kalıcı ilişkiler geliştiriyoruz. Tuyun Akademi Danışmanlık Sistemi size duygularınızı çok daha iyi yönetmeniz ve duygularınızın daha çok farkında olmanız için sayısız fırsat sunuyor. Hayat bir çizgi değil diyor bir zen ustası, birbiri ardınca gelen şimdilerden ibaret. Hayat uzun bir şimdiden başkası değil. John Lenon’un ifadesiyle, “Hayat siz planlar yaparken başınıza gelen şeydir.” İnsan zamanın sınırlarını aşabilen bir varlık. Yaşantısına, uzak geçmişin ve geleceğin ışığında bakabilir, geçmişin seslerini ve geleceğin imgelerini bugüne taşıyabilir. Zaman, insan varlığının kalbidir. Duygularıyla birlikte anı yaşayan, insanın öz farkındalığı da oldukça yüksektir. Hayatın kendisi de yolda olmaktır aynı zamanda. Varmaktan da önemlidir bu çoğunlukla. Tuyun Akademi yolculuğunuzda hep yanınızda. 3. Özgüvende Yaşanan Değişimler Yeryüzünün tarihi insanoğlunun zorluklar karşısında mücadele etmesi konusunda sayısız örneklerle doludur. Bu durum insana yeni zorluklar karşısında tekrar savaşma azmi verdi. Ve tarih boyunca insanın kendine güveni oldu böylece. Özgüven kelimesi, öz ve güven kelimelerinin birleşimi ile oluşuyor. Yani bir bakıma insanın özünün farkında olması ve özüne (kendine) yönelmesi sonucu, özüne güvenmiş oluyor insan. Peki özüne güven diyen insan bir kez demeyle güveniyor mu? Tabii ki hemen güvenmiyor. Emeklemeye başlayan bir bebek yürümeye başladığında ayağa kalktığında düşüyor, dizleri elleri yaralanıyor ancak yine de vazgeçmiyor ve özüne güvenmeye devam ediyor. Peki ne oluyor da insan büyüdükçe özüne güvenmekten imtina ediyor? Biraz felsefe yaptık sanki. Ama insanın yaşamla ilgili de felsefesi olması lazım değil mi? Önüne çıkan engellerde hata yapan insan hatanın bir gelişim fırsatı olduğunu görmediğinde o hatasına çok üzülüyor. Hele de çevresindeki insanlar tarafından hata yapmasına izin verilmiyorsa ve her şeyi mükemmel yapması bekleniyorsa. Bu durumda özüne güvenilmeyen bir çocuk oluyor. Başkalarının özüne güvenmediği çocuk yavaş yavaş kendi özüne de güvenmiyor. Ancak bunlar aşılmaz durumlar değil. Profesyonel psikolojik danışmanlar ile bu yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Özgüven bence çok ama çok önemli bir konu. Yaşamdan keyif almamızda bile etkili. Yetersizlik hissi yaşayan, özgüven problemi yaşayan insan yeni yaşantılara daha kapalı oluyor çünkü. Danışmalarımızda güçlü yönleri ve zayıf yönleri birlikte keşfediyoruz ve bunun için envanterler kullanıyoruz. Örneğin kişilik testi; bu test ile güçlü ve zayıf yönleri keşfedip geliştirilmesi gereken yanlara odaklanıyoruz. Bu özgüveni geliştirmenin yollarından yalnızca bir tanesi. Gerçekçi hedefler belirleyip danışmalar bitene dek bunun üstünde çalışıyoruz. Özgüven geliştirme de bunlardan bir tanesi oluyor haliyle. Özgüveni yerinde olan öğrencilerin genel olarak daha pozitif ve motivasyonu yüksek öğrenciler olduğunu gördüm. Bütün bunlarla beraber gerçekçi olmak, kendimizi eleştirirken de olumlu özelliklerimizi değerlendirirken de aşırıya kaçmamak. Bunları daha detaylı tabii ki danışanlarımızla konuşuyoruz. Değerli öğrenciler, Bunlar dışında çok önemli bir konu da hatalar yapıldığında vazgeçmeme özelliği, özgüvenli insanlardaki ortak özellik bence. Hata yapmak o kadar olağan bir şey ki bu hayatta, deneme sınavlarındaki düşüşlerden sonra birçok öğrencimin hayata küstüklerini dahi gördüm yıllardır. Biz bunu bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. “Hata eşittir gelişim fırsatı” bakış açısı ile bizi yıkacak bir engel görünmüyor. Engelleri birlikte aşmak isteriz sizlerle. 4. Akademik Başarıda Artış Tuyun Akademi Danışmanlık Sistemi’nde yıllardır en net gözlemlediğim durumların başında bu durum yani akademik başarıdaki artış geliyor. Bunun temel sebebini danışmanlık programındaki haftalık mentör görüşmeleri ile beraber haftalık planlar yapmak ve bu planları uygulamak, psikolojik danışman görüşmeleri ile sürecin yönetimi, duygu yönetimi, özgüven, kaygı ile baş etme, motivasyondaki artış gibi konular olarak görüyorum. Hayatın yokuşu inişli çıkışlı. Başarıya giden yol da öyle. Ekonomi haberlerindeki grafikler gibi zikzaklarla dolu. TYT ve AYT denemelerinde hep aynı netleri yapmak hiçbir işe yaramazdı doğrusu. O gün hava kapalı oluyor ve denemeye giriyoruz, bir bakıyoruz moralimiz bozuk ruhumuz kasvetli. Aslında hiçbir problem yoktur belki de. Ancak bu bile duygu yönetiminin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor. Bir öğrenci düşünelim. YKS’den sonra diş hekimliği bölümünü yazmak istiyor ancak kafası biraz karışık; meslek seçimi konusunda yardımca ihtiyacı var. Aynı zamanda yüksek derecede sınav kaygısı var. Tuyun Akademi Danışmanlık Sistemi’nde ki yolculuğunu bir özetlemek isterim. Tuyun denemelerini de almış olsun bu öğrenci. 1 ay boyunca diş hekimliği bölümünde okuyan mentörü ile düzenli 4 hafta görüşme yapacak ve her hafta birlikte program hazırlayacaklar. Program hazırlanırken Tuyun Akademi’den almış olduğu Türkiye geneli kurumsal denemelere girdiği için bu denemelerin analizi yapılacak ve haftalık hedeflere yazılacak. Alanında uzman psikolojik danışman ile danışmanlık süreci yürütülüyor. 15 günde 1 olmak üzere 2 defa görüşme yapıyorlar ve bu görüşmeler gizlilik prensibi ile yürütülüyor. Bu görüşmelerde meslek seçimi konusunda bir adet envanter uyguluyor danışman ve sınav kaygısı ile ilgili profesyonel destek sunuluyor. Bu görüşmelerden sonra öğrenci, mentör ve danışman üçlüsü bir adet üçlü görüşme gerçekleştiriyor ve süreci tamamlıyorlar. Bu bir ay sonucunda tamamen öğrencilerin cümleleri ile öğrencilerden aldığımız dönütler ise şöyle: Kendimi anlaşılmış hissettim. Daha düzenli bir hayatım var. Kaygımı daha iyi kontrol ediyorum. Akademik anlamda daha yeterli hissediyorum. Yalnız olmadığımı hissediyorum. Rutinin içinde kendimi daha güvende hissettim. Daha planlı bir insan oldum. Erteleme davranışlarım azaldı. Oyun ve sosyal medya bağımlılıklarım azaldı. Geleceğe dönük daha umutlu bakıyorum şu an. Meslek seçimi konusunda kararsızlıklarım azaldı. Kendimi daha iyi tanıyorum. Değişim yaşadığımı hissediyorum. Eleştirilmeden yargılanmadan dinlenmek çok iyi geldi. Bir ayda dahi bu değişimleri yaşayan öğrencilerim çok fazla oldu. Daha uzun süre danışmanlık alan öğrencilerimizin ise çok daha fazla değişim oldu hayatında.     5. Zamanı Etkili ve Verimli Kullanma Becerisi “Eninde sonunda bu yola gireceğimi biliyordum ama dün yola gireceğim günün bugün olduğunu bilmiyordum.” Narihara Zaman kelimesinin değerini yıllar hokkabaz gibi değiştiğinde daha iyi anlıyoruz. YKS’ye hazırlanan bir öğrenci için zaman yönetimi, kaygı seviyesinin kontrolünde önemli bir hal alıyor. Mentörlerimiz eşliğinde hazırlanan programlar ile birlikte zaman yönetimini daha aktif hale getiriyoruz ve belirsizlikleri azaltıyoruz. Bu sayede daha disiplinli ve daha özgüvenli oluyoruz. Bir sonraki blog yazımızda görüşmek üzere, sevgiler. Umur DUYUL Psikolojik Danışman
Sınav Sürecinde Motivasyonu Yüksek Tutmanın 7 Yolu

Blog

Sınav Sürecinde Motivasyonu Yüksek Tutmanın 7 Yolu

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Sınav Sürecinde Motivasyonu Yüksek Tutmanın 7 Yolu Selam! Sınav sürecinde çalışırken zaman zaman potansiyelimizin çok altında bir performans gösterdiğimizi hissedebiliriz. Burada seni etkileyen faktörlerden biri de motivasyon olabilir. Hocam nedir ve nerededir bu herkesin kaybettiği motivasyon? Hadi önce biraz bundan bahsedelim. Motivasyon kelime kökeni olarak Latince dilde “movere”, “hareket ettirme, hareketlendirme” sözcüğünden gelir ve arzu, ilgi ve ihtiyaç gibi kavramlarının geneli için kullanılmaktadır. Yani motivasyon kişiyi bir davranışa yönelten, davranışını devam ettirmesine neden olan ve temelde harekete geçiren içsel bir süreçtir. Öncelikle şu konuda anlaşalım: Arkadaşının motive olmasını sağlayan faktörler sende pek işe yaramayabilir, bunu gözlemlediğinde “Bende neden işe yaramıyor?” diye düşünebilirsin. Cevabını hemen vereyim: Motivasyon tamamen bireyseldir. Seni motive eden kaynakların tamamen sana özgüdür. Bu yazı da senin bu kaynakları bulmana destek olmak için var. Benim de bu yazıyı yazmaktaki motivasyonum bu! ☺ Şimdi motivasyonu temelde ikiye ayıralım: içsel ve dışsal motivasyon. İçsel motivasyon kaynağını senin ilgi, yetenek ve değerlerinden alır. Dışsal motivasyon ise kaynağını ödülden, çevreden alır. Gel biraz örneklerine bakalım: İçsel motivasyon Dışsal motivasyon Başarı hissi Kendi potansiyelini keşfetmek ve gerçekleştirmek Merak Zihinsel gelişim Öğrendiklerinden tatmin olmak Aile beklentisi Sosyal onay Maddi ödüller Öğretmen onayı Bizim ders başına geçmemizi ve çalışmayı sürdürebilmemizi sağlayan şey motivasyonun ta kendisidir. Hem içsel hem de dışsal motivasyon bir arada çalışabilir. Örneğin, hem kendi potansiyelini keşfetmek ve neler yapabildiğini görmek hem de başarılı olmak ve ödüller almak amacıyla çalışabilirsin. Önemli olan dengede kalmak. “Peki hocam ben çok istesem de neden hiç çalışasım gelmiyor?” dediğini duyar gibiyim. Gel bir bakalım cevabına. Sınav Sürecinde Motivasyon Neden Düşer? Sınava hazırlanmak uzun bir yolculuk. Bu yolculukta zaman zaman yorulabiliyoruz. Bazen başarısızlıklar yaşıyor bazen de karşımıza öngöremediğimiz engeller çıkıyor; kimi zaman gelecek kaygısına düşüyor kimi zaman da bir türlü yükselmeyen netler motivasyonumuzu bozuyor. Bir kısmı ya da hepsi tanıdık geliyor olabilir. Biraz bunları maddeleştirelim: Öğrencilerin Karşılaştığı En Büyük Motivasyon Sorunları Hedefinin tanımsız olması: Net bir hedefinin olmaması (bölüm ya da sıralama) çalışırken seni “Ben neden çalışıyorum?” düşüncesine itebilir. Çok geçmeden kendine uygun bir hedef belirlemen, hedefine ulaşmak için seni harekete geçirecektir. Erteleme alışkanlığı: Ders çalışırken günlük programın yoksa kendini sürekli “Daha vaktim var birazdan yaparım.” derken bulabilirsin. Burada Feynman ya da Pomodoro gibi tekniklere bakmanı öneririm. Feynman tekniği: Temel anlamda bilgiyi kendi cümlelerinle çerçevelendirmeni sağlar. Öncelikle çalışacağın konuyu belirle, çalışırken kendi cümlelerinle not al ve karşında birisi varmış gibi sesli olarak anlat. Farklı konularla benzerlik kur. Anlamadığın ya da karıştırdığın kısmı konuyu anlatırken daha net görürsün. Pomodoro tekniği: Öncelikle tamamlaman gereken bir görev belirlenir. Zamanlayıcıyı 25 dakikaya ayarlanır ve her 25 dakikalık süreye "Pomodoro" denir. Zamanlayıcı çalana kadar, dikkatinizi dağıtmadan belirlediğin görev üzerinde çalışılır. Zamanlayıcı çaldığında, 5 dakikalık bir mola verilir. Bu süre boyunca işten tamamen uzaklaşılır. Dört Pomodoro tamamladıktan sonra (toplamda 100 dakika çalışma ve 15 dakika kısa mola), daha uzun bir mola verilir. Bu mola genellikle 15-30 dakika arasında olmalıdır. Bilişsel hatalar: “Ben zaten bunu yapamam.” gibi başarı korkusu temelli cümleler, kendine olan inancını zedeleyebilir. Stres ve kaygı: Ders çalışırken yeterli düzeyde stres ve kaygıya sahip olmak gerektiğini biliyor muydun? Ancak bu çok fazlaysa faydasını değil zararını görürüz. Ders Çalışırken Motivasyonu Artırmanın 7 Etkili Yolu Hedefini Somutlaştır: Belirsizlik sınav sürecinde zorlayıcı faktörlerden biri, bunun önüne geçmek için “kısa-orta-uzun hedefler” belirleyip küçük adımlarla ilerleyebiliriz. Sana bir örnek: Kısa hedef: Matematikte x konusunu bitirmek Orta hedef: Denemelerde matematikte 2 hafta içinde +3 net yapmak Uzun hedef: TYT’de 85+ net yapmak Çalışma Ortamını Düzenle: Eğer gün içinde vaktinin çoğunu geçirdiğin çalışma ortamın düzensizse zihnin de öncelik sırasını belirlemek de zorlanır. Kişiliğini yansıtan bir nesneyi çalışma masana koyabilir, alanını kişiselleştirebilirsin. Planını Gerçekçi Tut: İmkânsız olduğunu bildiğin bir çalışma planı hazırlarsan bu planı tamamlayamadığında kendini kötü hissedebilirsin. Kendi hızına ve esnekliğine, yani sana göre plan hazırlamak en sağlıklısı. Toplu değil, parçalara bölerek çalış. Sosyal Destek: Seni anlayacağını düşündüğün kişilerle (arkadaş, öğretmen, aile) sınav sürecinizi konuşun. Benzer süreçten geçen insanlarla bir araya gelip deneyimlerinizi, zorlandığınız alanları paylaşmak seni duygusal olarak destekleyecektir. Küçük Ödüller: Unutma ki önce sen kendini desteklemelisin. Bir konuyu ya da günlük programını bitirdiğinde kendini ödüllendirmeyi ihmal etme. Kısa bir dizi ya da film arası, ilgini çeken herhangi bir aktivite olabilir. Sağlıklı Yaşam: Düzensiz uyku zihnin en büyük düşmanlarındandır. Uyku ve uyanıklık saatlerinin belli bir düzeninin olması, zihninin ders çalışmaya hazır hale gelmesi için şart. Bireysel İlerlemeni Takip Et: Geriye dönük tekrarlarında yalnızca hangi konularda eksik olduğunu değil, neleri başardığını da not al. Nelerin üstesinden geldiğini göreceksin. Sınav Yaklaştıkça Motivasyonu Yüksek Tutma Stratejileri Sınav yaklaştıkça hepimizde bir nebze de olsa kaygı artar. Başlangıçta “Bu sene kesin yapıyorum.”, “O sene bu sene!” diye başlayan ders çalışma serüveni, zamanla “Hallederiz ya...” hâlini alabilir. Konu çalışma, tekrarlar, denemeler derken “HOCAM KONULAR YETİŞMİYOR!” dediğini duyar gibiyim. Ama merak etme! Sınav sürecinde kendi motivasyonun için bireysel olarak nelere ihtiyacın olduğunu gördüğünde bu zorlu dönem daha rahat geçiyor. Şimdi gel biraz da bunları konuşalım.      Son 1 Ayda Motivasyonunuzu Kaybetmemek İçin Öneriler Son düzlükte psikolojik savaş kendisini iyice gösterir. Egzersiz yapmak, vücudu canlandırır, endorfin salgılar ve stresi azaltır. Bu nedenle sınav öncesi 1 ay gibi bir sürede düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Egzersiz yaparken seçilebileceğin aktiviteler arasında yürüyüş, koşu, yoga, pilates gibi tercihleri değerlendirebilirsin. Zihnin bu aylarda neleri başardığından çok nelerin eksik olduğuna yoğunlaşabilir. Yani pozitiften çok negatifi görme eğilimi olabilir. Eksik konularını belirlerken bunların tüm sınavın sadece bir kısmını oluşturduğunu unutma. Hiç başlamadığın çok detaylı bir konuya başlama. Onun yerine tekrarlarını arttır. Sınav Haftasında Kendinizi Motive Etmek İçin Pratik Yöntemler Pozitif İmgeleme: Sınav anını, sınavda başarılı olduğunu, istediğin üniversiteyi ve bölümü tercih listesine yazıp kazanıp orada olduğunu hayal et. Bu tür görselleştirmeler, sınav kaygısını azaltır ve özgüvenini artırır. Zihinsel Hazırlık: Sınav öncesi rahatlamanızı sağlayacak tekniklere yoğunlaşabilirsin. Doğru nefes teknikleri, meditasyon gibi yöntemleri deneyip kendin için işlevsel hale getirebilirsin. Rutinlere Uy: Özellikle son 1 haftada uyuduğun ve uyandığın saatler belirli olsun. Bu sirkadyen ritmin için önemli. Yıl içerisindeki tüm çalışmalarını, zorlandığın kısımlarda nasıl tekrar çalışmaya başladığını, emeğini ve temelde kendi geleceğin için tüm bu yaptığın ve bu başarının sana ait olduğunu unutma.  Sıkça Sorulan Sorular (SSS) Sınav motivasyonu için en etkili yöntem nedir? Kendine net hedefler koymak ve çalışma sürecini eğlenceli hale getirmek motivasyonu artırmanın en etkili yollarından biridir. Böylece belirsizliği ortadan kaldırarak kendine ait olan amacın için içsel güdülenmen artar. Çalışma isteği hiç gelmiyorsa ne yapmalıyım? Ders çalışmaya başlamak zor geliyorsa, sadece 5 dakikalık bir başlangıç yapabilirsin. Çoğu zaman, başladıktan sonra devam etmek daha kolay olacaktır. Sınav stresini nasıl yönetebilirim? Başlangıç olarak, stres ve kaygının normal ve sürecin bir parçası olduğunu kabul edelim. Çünkü yok saydığımız duygularla çalışamayız ve kabul ettiğimiz duyguları yönetmek daha kolaydır. Stres anında durup bir zihnini dinlemeye ihtiyacın olabilir.  Aklından neler geçiyor? Stres ve kaygını tetikleyen durumları bul. Kaygı en çok ne zaman artıyor? Tetikleyici faktörleri bulman stresi ve kaygıyı tanımlamada ve yönetmekte işlevsel bir yöntemdir. Sınav süreci belirsizliği sevmez. Belirsizlik insanda doğal bir kaygı yaratır. Bu belirsizliğin silinmesi için somut hedeflerini koyup kendini hatırlatabilirsin. Kendinle ilgili olumlu cümlelerini artırmaya çalış. “Bunu yapamayacağım.”, “Anlamıyorum.”, “Bu netler artmayacak.” cümlelerinin alternatifi olarak, “Yapmak için biraz daha çabalamam gerekiyor.”, “Tekniğimi değiştirsem iyi olacak.”, “Netlerimin artması için doğru çalışmaya ihtiyacım var.” Unutma ki dil düşünceyi, düşünce de dili etkiler. Eğer kendinle ilgili olumsuz düşüncelerinde dilini değiştirip biraz daha farklı şekilde ifade edersen düşüncen de bu şekilde değişecektir. Düzenli egzersiz yapmak, derin nefes teknikleri uygulamak ve çalışma planı oluşturmak da stres yönetimine yardımcı olur. Sınav sürecinde motivasyonunu yüksek tutmak, sadece ders başarını değil, genel ruh halini de olumlu etkiler. Unutma ki başarı bir süreçtir ve her gün küçük adımlarla ilerlemek seni hedefine ulaştırır. Bu süreçte yalnız değilsin! "Tuyun Akademi ile Motivasyonunu Artır ve Hedefine Ulaş!" Önerilerin sonuna CTA ekleyerek danışmanlığa yönlendirilebilir.   
Sınav Kaygısıyla Başa Çıkmak: Kendi Hikayelerim

Blog

Sınav Kaygısıyla Başa Çıkmak: Kendi Hikayelerim

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Sınav Kaygısıyla Başa Çıkmak: Kendi Hikayelerim Merhaba ben Bengisu. 2024 YKS’de eşit ağırlık alanında 357. oldum ve şu an Tuyun Akademi’de mentörlük yapıyorum. Bugün size öğrencilerin en çok karşılaştığı problemlerden biri olan sınav kaygısından ve benim sınav kaygımı nasıl yönettiğimden bahsedeceğim. Sınav Kaygısı Nedir ve Neden Oluşur? Sınav kaygısı, bir sınav öncesinde ya da sınav esnasında yaşanan yoğun stres ve endişe hissidir. Bu kaygı, bazı öğrenciler için motive edici olabilirken, bazıları için başa çıkması zor bir duruma dönüşebilir. Aşağıdaki maddeler kaygının öne çıkan nedenleri arasında sayılabilir. Mükemmeliyetçilik Başkalarının beklentileri Öğrenme yöntemi Zaman yönetimi eksikliği Kötü sınav geçmişi Başarısızlık korkusu Sınav Kaygısının Fiziksel ve Zihinsel Belirtileri Sınav kaygısının fiziksel ve zihinsel belirtileri vardır. Mide bulantısı, nefes darlığı, terleme, titreme fiziksel belirtilerdir. Konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, negatif düşünceler ise zihinsel belirtilere örnek verilebilir. Kaygının Öğrenme Performansı Üzerindeki Etkileri Kaygı seviyesinin yüksek olması, bellek ve odaklanma yetisini olumsuz etkileyebilir. Çok fazla kaygı, bilgiye erişimi zorlaştırabilir ve aslında hepimizin aşina olduğu “bildiğim her şeyi unuttum” hissi bu yüzdendir. Ancak, kontrollü kaygı bazen motive edici olabilir ve çalışma disiplinini arttırabilir. Yani bir bakıma şöyle de diyebiliriz “yönetilemeyen kaygı zarar verir.” Bu kişiden kişiye değişen bir durum. Bu yüzden sınav sürecimizde kendimizi başkalarıyla karşılaştırmamak da önemli bir faktör. Sınav Kaygısı ile Nasıl Mücadele Ettim? Hemen anlatıyorum. Tabii ki bu düzenli azalan bir süreç değil. Özellikle benim sınav kaygımın olduğu zamanlar şubat-mart aylarıydı. Yani MSÜ zamanları. MSÜ öncesi sınava hazır değilim hissi ve MSÜ sonrasında sınava karşı bir bıkkınlık/yorgunluk hissi yaşadım. Bunlar aslında tamamen normaldi. Çünkü aylarca durmaksızın bir sınava çalışıyorsunuz ve artık bir noktadan sonra insanda bıkkınlık hissi oluşuyor. Ben de bu bıkkınlık hissine kapıldım. MSÜ sonucumun iyi gelmesiyle birlikte birkaç hafta ders çalışmadım. Bu birkaç hafta sonunda diğer insanlardan geride olduğumu düşünerek panik ve stres yaptım ama sonrasında durumu toparladım. Bu süreçte kendimi daha iyi hissetmek için bazı alışkanlıklar geliştirdim. Öncelikle, spor salonuna başladım ve bu sayede zihinsel olarak daha rahat hissettim. Sizin için illa spor salonu olması gerekmiyor fakat haftada 1 veya maksimum 2 kere gidip zihinsel ve fiziksel olarak rahatlayacağınız herhangi bir aktivite yapabilirsiniz örneğin tenise başlamak, yürüyüşe çıkmak vb. Sonrasında günlük hayatımı düzenleyerek her şeyi planladım. Mesela uyku düzenimi sabitleyerek uyku ve uyanış saatlerimi belli bir düzene oturttum, her gün ne kadar çalışacağım, kaçta kütüphaneye gideceğim ve saat kaçta yemek yiyeceğim belliydi. Bu şekilde her şeyi planlayıp hayata uyguladığımda artık kendimi daha rahat hissetmeye başladım. Bir diğer yöntem olarak sürekli deneme sınavlarına girdim. Bu benim sadece sınav senemde yaptığım bir şey değil. LGS için 8. sınıfta ve daha sonra 11. sınıfta dershanelerin ve özel okulların bursluluk sınavlarına girdim. Bu sınavlara girme amacım sadece sınav kaygımı yenip LGS ve YKS’de panik yapmamaktı. Sınav senemde de her hafta denemelere girdim ve önemli sayılabilecek (MSÜ gibi) kurumların sınavlarına girdim. Böylece eksiklerimi fark ettim ve sınav korkumu yendim. Sınav senesinde yaptığım faydalı işlerden biri de başkalarıyla kendimi kıyaslamadan kendi gelişimime odaklanmak oldu. En önemlisi de bilmenin, yani bilgiyi öğrenmenin ve pekiştirmenin bu süreçteki en büyük silahım olduğunu fark ettim. Çünkü daha önce de söylediğim gibi sınav kaygısının nedenlerinden biri yetersiz bilgi bilmenizden ya da hazır olmadığınızı düşünmenizden kaynaklanır. Eğer siz sınava yeteri kadar hazırlanırsanız ortada sınav için kaygılanacak bir durum kalmaz. Son olarak bir şey söylemek gerekirse unutmayın bu sorunu sınavda başarılı olmak isteyen herkes yaşıyor ve bunu çözmek için birçok yol mevcut. Sınav Kaygısını Azaltmak için Mentörlerden Altın Öneriler Kendi çalışma stilinizi keşfedin: Kendi çalışma stilinizi bulmak derslerden daha çok verim almanızı ve kaygınızın azalmasını sağlayacaktır. Zamanı iyi yönetin: Ders çalışma programı oluşturup düzenli tekrar yapın. Olumlu düşünmeyi öğrenin: Kendinize çok fazla baskı yapmayın, başarabileceğinizi düşünün. Nefes egzersizleri yapın: Kaygılandığınızda derin nefes almak rahatlamanıza yardımcı olabilir. Meditasyon, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ya da Pomodoro gibi ders çalışma teknikleri deneyebilirsiniz. Haftada 1-2 kere yapabileceğiniz bir aktivite bulun: Kaygılandığınız zaman kafa dağıtmak için çok zamanınızı almayacak ve sizin için keyifli bir spor veya sanata yönlenebilirsiniz. Düzenli ve planlı olun: Haftanızı veya ayınızı planlamak ileriyi daha net görmenizi sağlayacağı için bu sayede kaygınız azalabilir. Düzenli denemelere girin: Düzenli denemelere girdiğinizde bir süre sonra sınav ortamına alışmaya başlayacağınız için sınav günü beklenmedik bir stresle karşılaşma ihtimaliniz düşer. Başkalarıyla kendinizi kıyaslamayın: Unutmayın ki herkesin sınav süreci kendine özeldir. Bir başkasının taktiği o kişide işe yaramışsa siz de işe yaramayabilir! Çok çalışın: Çok klişe gelebilir ama gerçekten ders çalışınca gelen bir özgüven var arkadaşlar. Sınav Haftasında Kaygıyı Kontrol Altına Almanın Yolları: Uyku düzeninize dikkat edin. Beslenmenizi dengeli tutun. Son dakika ezberlerinden kaçının. Sınav Kaygısını Yenmek İçin Önerdiğim Kaynaklar Sınav kaygısı hakkında daha çok bilgi almak isterseniz bu linklerden güzel makalelere ulaşabilirsiniz: https://tml.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/54/01/194112/dosyalar/2022_04/27111314_Sinav-Kaygisi-ve-Bas-Etme-Yontemleri.pdf?CHK=650d86673327771c507eae3a62565963&utm_source=chatgpt.com https://www.yasantipsikoloji.com/kisisel-gelisim/sinav-kaygisi-ve-kaygiyla-basa-cikma-yollari?utm_source=chatgpt.com https://www.vitabiotics.com.tr/sinav-kaygisi/?utm_source=chatgpt.com Sonuç: Sınav Kaygısını Yenmek için Doğru Yaklaşımlar Sınav kaygısı, doğru yönetildiğinde öğrenciyi motive bir faktör haline gelebilir. Önemli olan, kaygının sizi engellemesine izin vermek yerine, onu bir itici güç olarak kullanabilmektir. Bunun için öncelikle kendinizi tanımalı, hangi durumlarda kaygınızın arttığını ve hangi yöntemlerle bu kaygıyı azaltabileceğinizi keşfetmelisiniz. Her öğrencinin sınav süreci kendine özgüdür ve kaygıyla baş etme yolları kişiden kişiye değişebilir. Kimi için spor ve fiziksel aktiviteler rahatlatıcı bir çözümken, kimi için düzenli çalışma planları ve deneme sınavları sürece hâkim olmanın en iyi yoludur. En önemlisi, sınav döneminde kendinizi başkalarıyla kıyaslamadan, kendi gelişiminize odaklanmak ve bilgiye güvenmektir. Ne kadar iyi hazırlanırsanız, sınav esnasındaki kaygınız o kadar azalacaktır. Unutmayın ki sınav süreci sadece bir akademik başarıdan ibaret değil. Aynı zamanda stres yönetimi, disiplin ve psikolojik dayanıklılığı geliştirme sürecidir. Bu süreci bilinçli yönetmek, yalnızca sınavlarda değil, hayatın ilerleyen dönemlerinde karşılaşacağınız her türlü zorlukla başa çıkma becerinizi de güçlendirecektir. Doğru yaklaşım ve kararlı bir tutumla sınav kaygısını aşabilir, hedeflerinize emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.
Ramazan Ayında Verimli Ders Çalışma

Blog

Ramazan Ayında Verimli Ders Çalışma

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
RAMAZAN AYINDA VERİMLİ DERS ÇALIŞMA Ramazan ayına girmemize sayılı günler kala aklından geçen soruların farkındayız. Ramazan ayını doğru stratejiler ile birleştirip çifte bayram yaşamaya ne dersin? Hem ibadetini yapıp hem de netlerini yükseltmek istiyorsan yol rehberimizi okumaya devam et.  Evet yanlış okumadın! Netlerin yükselmesinden bahsediyoruz. “Hocam ben oruç tutarken bunu nasıl yapacağım?” dediğini duyar gibiyiz. Hadi gel, bunu başarabilmen için en önemli şeyi konuşarak başlayalım: İyi bir ders programı. Ramazan Ayında İyi Bir Program Nasıl Olmalı? Ramazan ayında öğrencilerin sıkça sorduğu soruların başında “Oruç tutarken nasıl verimli ders çalışabilirim?” geliyor. Verimli ders çalışmayı zamanı amaca yönelik olarak kullanma becerisi olarak tanımlayınca bizi cevaba da götürdüğünü görüyoruz. Verimli ders çalışmak ilk olarak kendin için en doğru programı oluşturmakla başlar. Peki “Doğru bir program neleri içermeli?” diyorsan işte dikkat etmen gereken şeyler: 1) Bireysellik: İyi bir ders çalışma programı her zaman kişiye özgüdür. Doğru program senin kısa ve uzun vadeli hedeflerine, çalışma alışkanlıklarına ve rutinlerine bağlı olarak değişir. Bu nedenle birazdan değineceğim noktaları dikkate alarak özgün bir program oluşturmalısın. Unutma programlar ayrıca kişisel ihtiyaçlardan beslenerek oluşturulur. 2) Uygulanabilirlik: Ders çalışma programının senin zaman aralıklarına, öncelik verdiğin derslere ve derslerin gerektirdiği materyallere uygun olmalı. Örneğin okula ya da dershaneye giden bir öğrenciyle evde hazırlanan öğrencinin derse ayıracağı saatler elbette farklı olacaktır. Ayrıca, ders çalışma programının uygulanabilir olması sana bir şeyleri başarma duygusu verecek ve böylece her yeni güne daha istekli uyanacaksın. 3) Devamlılık: Biliyoruz ki Ramazan ayının ilk günleri hepimiz için zor geçerken zamanla hem mental olarak hem fiziksel olarak aç olmaya da uyku alışkanlıklarımızın değişmesine de alışıyoruz. Bu sebeple ilk günlerde programa uyum sağlamakta zorlansan da pes etmeden devam etmelisin. Bu temel unsurları odağa alarak kullanabileceğin bazı örnek programlar oluşturduk. Eğer uzman bir görüşle bireyselleştirip yola başlamak istersen Sprint Danışmanlık Paketi tam sana göre, incelemek istersen https://www.tuyunakademi.com/paket/sprint-danismanlik-paketi. 12. SINIFLAR İÇİN ÖRNEK PROGRAMLAR Okula giden öğrenciler için ilk tavsiyemiz kesinlikle gece uykusunu iyi almaları. Sahura kadar ders çalışıp sonra okula gitmek gün içerisinde uykusuzluğun verdiği fiziksel ve mental yorgunluktan dolayı derslere odaklanmanı engelleyebilir. Unutma sağlam kafa sağlam vücutta olur; bunun da ilk şartı dinç olabilmektir. Okulda geçirdiğin süreyi tamamen yok saymıyoruz. Teneffüslerde, boş derslerde ve öğle aralarında yapacağın tekrarlar veya soru çözümleri günlük programını rahat bir şekilde tamamlamana yardımcı olacaktır. Okuldaki hocalarına yapamadığın soruları sormak da yine bu süreyi etkili geçirmene katkı sağlayacaktır. Bunların yanında sosyal etkileşimin pozitif yönlerini göz ardı etmeyelim. Arkadaşlarınla grup çalışmaları yapmak, soru-cevap şeklinde ders çalışmak; derslerin yanı sıra sohbet etmek de akademik yükselişe fayda sağlayacaktır. MEZUNLAR İÇİN ÖRNEK PROGRAMLAR Mezun öğrenciler ilk olarak gece mi gündüz mü uyanık kalacaklarını seçmeliler. Bizim tavsiyemiz ve bilimsel olarak doğru olan, gece uykunu alıp gündüz saatlerini ders için kullanmandır. Ama biliyoruz ki bazı öğrencilerimiz için şartlar gece ders çalışmak için daha uygun. Bu yüzden her iki düzen için de program hazırladık. Mezunlar için en önemli kısım ise kararlılık. Bir hafta gündüz bir hafta gece ya da birkaç gün gündüz birkaç gün gece çalışacak şekilde sık sık düzen değiştirmemelisin. Elbette seçtiğin düzenden vazgeçip diğer düzeni uygulayabilirsin ama bunu sürekli yapmak maalesef verimini arttırmak bir yana dursun tam aksine verimini oldukça düşürecektir.  📌 Bu programları örnek olarak hazırladığımız için aynen kopyalamak herkes için verimli olmayacaktır. Bizim tavsiyemiz kendi yaşadığınız ilin sahur ve iftar saatlerine, aile yaşantınıza, kendi çalışma alışkanlıklarınıza, uyku düzeninize göre programı yeniden kurgulamanız. Önemli olan gerçekçi bir rutin oluşturup başlamak. Zamanla bazı ufak tefek değişikliklere de yer verebilirsiniz. Bu konuda profesyonel birinden yardım almak ve çalışmalarınızı denetim altında tutmak isterseniz Tuyun Akademi’nin uzman kadrosuyla yol haritanızı daha da kişiselleştirebilirsiniz. Şu anda indirimli paketleri incelemek için https://www.tuyunakademi.com/paketler/yks-danismanlik adresini ziyaret edebilirsin. ORUÇ TUTARKEN DERS ÇALIŞMA VERİMLİLİĞİ Oruç tutarken ders çalışma verimliliği kişisel birçok etmene bağlı olarak etkilenir. Doğru yönetilmesi gereken bir başlangıçla kısa sürede alışkanlıklarını yeniden düzenleyebilir ve sınav maratonuna devam edebilirsin. Burada vereceğimiz tavsiyeleri uygulamak tek başına yardımcı olacağı gibi diğer alanları da kuvvetlendirmene yardımcı olacak. Verimli Saat-Doğru Ders Eşleşmesi Nedir bu ders çalışmak için en verimli saat? Kısaca şöyle anlatalım: senin ders çalışmak için fiziksel ve mental olarak en iyi hissettiğin, odaklanma seviyenin en yüksek olduğu aralıktır. Bu saatler normal zamanda herkes için daha fazla çeşitlilik gösterse de Ramazan ayında daha tipik saatlere bölünüyor. Özellikle sahurdan sonraki dört saat boyunca hem tokluk hissinden hem de yeni uyananlar için enerjiklik açısından oldukça verimli. İftardan sonra ise kısa bir dinlenmeden sonra yine verimli saatler başlamış oluyor. Peki verimli saat olur da verimsiz saat olmaz mı hiç. Bu noktada da iftara kısa bir süre kala (ortalama bir saat) açlık ve susuzluk son noktaya ulaştığından veriminiz düşecektir. Bu nedenle verimli saatleri kullanıp verimsiz saatlerde dinlenerek daha akıllıca çalışmış olursun. Hadi bu verimli saatleri bir de doğru derslerle eşleştirelim. Burada iş sana düşüyor. Yeni bir konu öğreniyorsan, deneme çözmek istiyorsan bunu sahurdan veya iftardan hemen sonra yapmanı tavsiye ederiz. Saat ilerledikçe yorgunluk ortaya çıkmaya başlayacağından soru çözümlerini konu tekrarlarını o tarafa bırakmanda fayda var. Ayrıca önceliği mutlaka kötü olduğun/sevmediğin derse ver. Böylece yine ilk olarak bu kısmı bitirdiğinden programın kalanı çocuk oyuncağı gibi gelecektir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi verimli saatler tabii ki yerini yavaş yavaş bırakırken bu düşüşe nasıl uyum sağlayacağına da değinelim. En verimli olduğun zaman diliminde çalışma sürelerini uzun tutup yorgunluk hissetmeye başladıkça daha kısa periyotlar halinde çalışabilirsin. Özellikle yorgunluğun iyice arttığını hissettiğinde birkaç saatlik serbest zaman dilimi oluşturup hem dersten uzaklaşarak zihnini boşaltabilir hem de fiziksel olarak rahatlayabilirsin. B) Yeni Stratejiler Denemek Çalışmalarını çeşitlendirmek Ramazan ayı boyunca hem odaklanmana hem de bilgi birikimini arttırmaya yardımcı olacaktır. Yeni bir stilde çalışmak, farklı bir öğrenme yöntemi denemek işi biraz da heyecanlı bir oyuna çevirerek bunaldığın zamanlarda sana yardım edecektir. Sana bahsedeceğimiz tekniklerin dışında da birçok teknik bulunurken sen de kendine özgü yöntemler geliştirebilirsin. *Feynman Tekniği: Dört adımdan oluşan bir tekniktir. Birinci adımda kavramakta zorluk çektiğin konuyu belirliyorsun. İkinci adımda karşında bir öğrenci varmış ve sen onun öğretmeniymişsin edasıyla karşındakine konuyu öğretir gibi anlatıyorsun. Konuyu anlatırken tıkandığın, kendi cümlelerinle ifade edemediğin yerler senin o konuyla ilgili tam oturtamadığın yerler. Üçüncü adımda bu eksik noktaları tamamlaman gerekiyor. Bunun için notlarını tekrar okuyabilirsin, ekstra soru çözümü yapabilirsin ya da farklı bir hocadan o kısmı tekrar dinleyebilirsin. Dördüncü adım ise konuyu tamamen kendi cümlelerinle, örneklerinle ve konu uygunsa günlük hayattan örneklerle bağlaman. Bu teknik konuları tamamen özümsemene yardımcı olacaktır. Aynı zamanda öğrenci olarak aile bireylerinden birini seçmek de çalışmanı daha hassasiyetle ve daha eğlenceli hale getirecektir. *Pomodoro Tekniği: Ülkemizde en ünlü teknik diyebiliriz. ☺ Bu teknik 25 dakika çalışma ve ardından 5 dakika mola verilmesini önerir. Bu döngü dört kez tekrarlandıktan sonra daha uzun bir mola (genellikle 15-30 dakika) verilir. Pomodoro tekniğini özellikle tekrar yapmak için kullanabilirsin. Ramazan ayında özellikle yorgunluğun arttığı saatlerde ders çalışma periyotlarını Pomodoro tekniğiyle düzenlemek çok efor sarf etmeden derse devam etmene yardımcı olacaktır. Eğer bu süreler sana fazla kısa gelirse 50 dakika çalışma ve 10 dakika mola şeklinde üç döngü olarak uygulayabilirsin. Önemli olan senin çalışma alışkanlıkların ve çalışacağın konunun özellikleri. *Cornell Metodu: Dinleyerek öğrendiklerimizin yüzde yetmişini bir saat içinde, yüzde seksenini bir gün içinde unutuyoruz. Bu durumda sadece dersi dinlemek yetmeyeceğinden hızlı ve doğru bir şekilde mutlaka not tutmalıyız. En etkili not tutma tekniklerinden biri işte şimdi bahsedeceğimiz bu teknik. Önce daha net anlaman için örnek bir sayfa görelim. 1 Numara Bu alanı asıl not tutma alanı olarak kullanmalısın. Konuyla ilgili not etmek istediğin ana hatları, grafikleri, çizimleri de ekleyebilirsin. 2 Numara Bu sütuna konuyu hatırlatacak anahtar kelimeleri, önemli denklem, formül yazmalısın. 3 Numara Burası konuyu kendi cümlelerinle özetlemek için kullanacağın alan. C) Beslenme ve Enerji Seviyelerine Etkisi   Teknik olarak hazır olmakla birlikte fiziksel olarak da ders çalışmaya hazır olmak verimliliğin önemli bir kolu. Beslenme, sınav senesinde özellikle de Ramazan ayında ihmal etmemen gereken bir konu. Sahur yapmadan oruç tutmak kesinlikle verimini düşüreceğinden ilk olarak sahurda nasıl beslenmelisin bunu cevaplayacağız. Gün ortasında bitkinlik, halsizlik gibi şikayetlerini azaltacak olan bazı yiyecekler var. Bunlar: *Yumurta *Ceviz, Fındık, Badem gibi kuruyemişler * Yulaf (Tam tahıllar) * Chia Tohumu * Elma * Yoğurt, Kefir, Peynir * Kuru Bakliyatlar Bu besinlerle geçireceğin sahur öğünü, gün içerisinde enerji düşüşlerini minimum yaşamana yardımcı olacaktır. Ayrıca yeterli sıvı almaya ve tuz oranı yüksek olmayan yiyecekler tüketmeye özen göstermelisin. Bu konunun önemli bir diğer noktası da iftarda yediklerimiz. Uzun süren açlık sonrası iftar anında hızlı besin tüketmek kan şekerinin hızla yükselmesinden dolayı ağırlık hissi, yorgunluk, uyku hali gibi sonuçlar doğurur. Bu sebeple iftarda birden ağır yemekler tüketmek yerine orucunu çorbayla açmak yaklaşık 10 dakika ara verdikten sonra tekrar yemeye başlamak tüketimini dengelemeye de yardımcı olacaktır. Buna ek olarak beslenmeni yaymak (örneğin tatlı, meyve tüketimi, çay kahve tüketimi gibi şeylerin arasında zaman bırakmak) yine ağırlık çökmesi diye tabir ettiğimiz durumu azaltacaktır. RAMAZAN AYININ KALAN SÜREYE POZİTİF ETKİSİ İradenizi ortaya koyduğunuz koca bir ayın sonunda sınava yaklaşık üç ay kalmış olacak. Henüz bir rutin oluşturamayan öğrenciler bile Ramazan ayı ile birlikte çalışmalarına pozitif bir ivme kazandırabilir. YKS’ye kalan günler azaldıkça öğrencilerin kaygı seviyelerinin artması çok doğal. Fakat Ramazan ayında verdiğimiz taktikleri uygulayan ve verimli geçiren öğrenciler için elbette bu süreç daha rahat atlatılacaktır. Unutmayın ki önemli olan kalan gün sayısı değil bunu nasıl değerlendirdiğinizdir. Tempolu çalışmaya başlayan bir öğrenci için kalan süre eksiklerini tamamlamak ve yeni konuları etkili olarak öğrenmek için biçilmiş kaftanken erteleyen, gereken özveriyi göstermeyen öğrenciler için ne yazık ki panik dolu geçecektir. Bu olumsuz duygulara kapılmamak adına Ramazan ayı ile birlikte minimum günde beş saat çalışmayı alışkanlık haline getirmelisin. Üst limit olarak ise kendini, zihnini dinlemen yeterli olacaktır. Verim aldığını hissettiğin son ana kadar çalışmalarını sürdürebilirsin. Burada değinmek istediğimiz önemli bir husus da sosyal medya kullanımı ve ekran süresi. Çoğunlukla derslerle meşgul olmanız gereken aylarda ekran sürenizi azaltmaya Ramazan ayında başlamakta fayda var. Sınav hazırlığında doğru yönetilmeyen ekran kullanımı verimliliği azalttığı gibi odağının dağılmasına da sebep olabileceğinden mümkün olduğunca zaman kısıtlaması koyarak özellikle ders çalışırken masada cebinde değil başka bir odada tutarak ilk adımı atabilirsin. RAMAZAN AYINDA DENEME ÇÖZMEK Çalışmalarını her zaman olduğu gibi bu süreçte de denemeler ve bunların analizleriyle ölçmen oldukça önemli. Deneme süreleri uzun olduğundan hem oruç tutup hem de deneme çözmek gözünü korkutmuş olabilir. Kaygılarını biliyoruz ama deneme sınavları hazırlığın vazgeçilmez bir parçası olduğundan orta yol bulmalısın. Kurumlarda yapılan deneme sınavlarının saatleri çeşitlilik gösterebiliyor. Eğer imkân varsa sabah saatlerinde olan seanslara katılman enerjinin yüksek olması sebebiyle odaklanmanı kolaylaştırır. “Hocam benim böyle bir imkânım yok.” ya da “Ramazan ayında evimin konforunda deneme çözmek istiyorum.” dersen de Tuyun Akademi YKS Kurumsal Deneme paketleriyle tanışmanın tam zamanı, incelemek istersen https://www.tuyunakademi.com/paketler/yks-2025 adresini ziyaret edebilirsin. Branş denemelerine gelecek olursak yukarıda anlattığımız gibi en verimli saatlerde özellikle zorlandığın derslerin branş denemelerini çözmek sana en doğru sonuçları verecektir. TYT ya da AYT olması fark etmez branş denemelerinde hâkim olduğun dersleri de aralara atarak hem aksatmadan ilerlemiş hem de daha az odaklanabildiğin anları doğru değerlendirmiş olursun. Bunların yanı sıra TYT Türkçe branşlar arasında en boş zihin ve odaklanmayı isteyen ders olduğundan ve öğrenciler genellikle sınavlara bu dersten başladığından özellikle sabah çözmekte ayrıca fayda görüyoruz. RAMAZAN AYINDA SOSYALLEŞMEK VE DİNLENMEK Bu kadar derslerden konuşmuşken nasıl dinleneceksin, kendine vakit ayıracaksın buna da bir değinmeden yazımızı sonlandırmak istemedik. Ramazan ayı herkes için özellikle aileyle güçlü bağlar kurmak veya sürdürmek için oldukça önemli. Kalabalık iftar sofraları bu ayın en önemli sosyal etkinliği diyebiliriz. Eski bir alışkanlık olarak da çoğumuz iftardan sonra arkadaşlarımızla buluşmak, ailecek yürüyüş yapmak gibi etkinlikleri oldukça seviyoruz. Peki sınav senesinde olduğumuz için bunlardan tamamen kopacak mıyız? Cevabımız tabii ki hayır. Yalnızca bu etkinlikleri belli sınırlar içerisinde yapmak önemli. Hayatta her şeyin temelinde olduğu gibi burada da denge kurmak yeterli olacaktır. Sonuç olarak Ramazan ayını doğru strateji ve planlamalar ile geçirip rakiplerinin önüne geçmek senin elinde. Bahsettiğimiz taktikleri uygulayarak vurguladığımız konulara özen göstererek başarıya ulaşmak mümkün. Sen de bu konu hakkında sorularını, görüş ve önerilerini Instagram hesabımızdan bizimle paylaşabilirsin! Bundan sonraki süreçte yeni konularla seninle olmaya devam edeceğiz. Daha fazla içerik için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsin. Yazımızı sabırla okuduğun için teşekkür ederiz, tekrardan görüşmek üzere sevgilerimizle. 🫶
Tashihli Motivasyon Teknikleri

Blog

Tashihli Motivasyon Teknikleri

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Sınav Döneminde Öğrenciler İçin En Etkili Motivasyon Teknikleri Okuma yazmayı öğrendiğimiz günden itibaren hayatımızda yer edinen, kimi zaman uykularımızı kimi zaman ailemizle geçireceğimiz vakti çalan, en sevdiğimiz diziyi kaçırmamıza sebep olan bir dönem. Evet, neyden bahsettiğimi anladın sanırım: Sınav Dönemi. Peki sevdiğimiz, vakit geçirirken mutlu olduğumuz bunca şeyi kaçırmamıza sebep olan sınav döneminde ne yapmalıyız ki motivasyonumuzu düşürmeden bu süreçten sağlıklı çıkabilelim? Bu yazıda motivasyonu yüksek tutacak tekniklerden bahsedeceğim. Sınav Döneminde Motivasyon Neden Önemlidir? Öncelikle size motivasyondan bahsetmek istiyorum. Motivasyon bireylerin belirli bir amacı gerçekleştirmek için kendi isteği ile harekete geçmeleri, aksiyonda bulunmaları durumudur. Bir öğrenci için motivasyon sınav dönemini başarıyla atlatmasına yardımcı olacak yegane güçlerden biridir, yapılan araştırmalarda motivasyonla başarı arasında pozitif yönlü güçlü bir bağ olduğu gösterilmektedir. Benim kişisel görüşüm ise motivasyonu disipline çevirebilen öğrenci, tüm öğrenim hayatı boyunca akranlarından bir adım daha önde olacağı yönün. Çünkü bu durumu hayatının bir parçası haline getirebilen öğrenci, sınav farkındalığını kavramış, neyi neden yaptığını bilen, istediği sonucu elde edemediğinde bu duruma sinirlenip üzülmek yerine buna bir çözüm arayan ve bulduğu çözümü uygulayan eğer bir çözüm bulamazsa bulmak için destek alan kişidir. Tüm bunları yapabilen öğrenci, şüphesiz sınav dönemini yüksek verimle geçirecektir. Sınav döneminde motivasyonu yüksek tutabilmek; yoğun ders çalışma programına daha iyi adapte olabilmeyi, daha iyi bir odaklanmayı, yüksek verimli ders çalışma saatlerini koruyabilmeyi beraberinde getirir. Verimli Çalışma Teknikleri ile Motivasyonu Destekleme Motivasyonumuzu kazandığımıza göre biraz da bu motivasyonu nasıl devamlı hale getirebiliriz ona bakalım: Hedef belirlemek: Bir büyük bir de bu büyük hedefe giden küçük hedefler belirmek hem çalışma verimimizi hem de motivasyonumuzu arttıracaktır. Haftalık program hazırlama: Bir haftada neler yapmamız gerektiğini belirlersek karmaşadan kurtulmuş oluruz böylece bir düzen oturtmuş ve stresi azaltmış oluruz. Hazırlanan programa uyma: Gerçekçi bir program hazırlama ve bu programa uyum sağlamak kendimize olan güvenimizi de arttıracaktır. Uygun ve doğru çalışma ortamı: Odaklanabildiğiniz, doğru ışığın ve uygun oturma koşullarının bulunduğu, uygun sıcaklıkta bir ortam ders çalışma veriminizi ve isteğinizi arttıracaktır. Odak süresi: Bir dersi çalışırken o ders için olan odak sürenizi bilmek ve buna uygun etüt saatleri ayarlamak çalışılan derse karşı motivasyonun korunmasını destekleyecektir. Düzenli tekrar yapmak: Bir konuyu unutmamak için belirli aralıklarla tekrar etmek o konuyu sınav döneminde hatırlamayı kolaylaştıracaktır. Not tutmak: Çalışılan konu hakkında not tutmak hem okuma hem de yazma içerdiği için belleğe daha çok oturacaktır. Öncelik sırası: Zorlandığın bir dersi çalıştıktan sonra daha kolay yapabildiğin bir dersi çalışmak hem zihnini dinlendirecek hem de motivasyonunu artıracaktır. Öğrenme stilini bulmak: Yazarak mı okuyarak mı izleyerek mi yoksa hepsini birden yaparak mı konuyu daha iyi kavradığını bulmak çalışma süreni daha verimli hale getirecektir. Farklı kaynaklardan yararlanmak: Tek bir kaynağa bağlı kalmamak, konuyu farklı bakış açılarıyla öğrenmeyi sağlayacaktır. Sınav Haftasında Motivasyonu Yüksek Tutmanın Yolları Bu haftanın geçici olduğunu kendine hatırlatmak Kendine güvenmek Çalıştıklarını yapabileceğine inanmak Bu haftanın sonu için kendine bir ödül belirlemek Uygulanabilir bir program yapmak ve programa uymak Yeterli ve kaliteli bir uyku düzeni kurmak Zorlukları kabul etmek Pozitif düşünmek Ne için çalıştığını hatırlamak Ertelememek   Motivasyon Düşüklüğünü Aşmak İçin Uygulanabilir Öneriler Sınav dönemine yüksek motivasyonla başlamış olsan da zaman içerisinde bu motivasyonda düşmeler olabilir. Kaybedilen motivasyonu geri kazanmak için neler yapabilirsin? Hedefi gözden geçirmek: Hedefin sana uygun olup olmadığını kontrol etmek eğer değilse yeni ve daha ulaşılabilir bir hedef belirlemek. Çalışma ortamını değiştirmek veya düzenlemek: Çalışma ortamındaki dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırmak dikkati ve motivasyonu arttırmaya yardımcı olacaktır. Yeterli dinlenme süresi Sosyal hayata vakit ayırmak Egzersiz yapmak Hobilerle uğraşmak: Kitap okumak, müzik dinlemek, resim yapmak Uyku düzenine dikkat etmek Ajanda tutmak: Yaptığın programı yazıya geçirmek ve programı tamamladıkça bunu görmek motivasyonu arttıracaktır. Destekleyici kişilerle vakit geçirmek: Pozitif düşünen kişilerle vakit geçirmek motivasyonunu arttıracaktır. Küçük ödüllendirmeler yapmak: Ulaştığın hedefler için kendine küçük ödüller ver. Motivasyonunuzu Arttıracak Kitap, Video ve Uygulama Önerileri Kendi Kutup Yıldızını Bul (Nüvide Gültunca Tulgar): “Bu kitapta yer alan bütün cümleler, yaşam enerjinizi yitirdiğinizi hissettiğinizde ya da zorluklarla baş etmeye çalışırken yeterli güce sahip olmadığınızı düşündüğünüzde size güç verecek cümleler…” Simyacı (Paulo Coelho): “Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?” Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı (Stephen R. Covey): “İş dünyasında yirminci yüzyılın en etkili kitabı” Olumlu Düşüncenin Gücü (Norman Vincent Peale): “Bu kitap kendinize nasıl inanacağınızı, endişe alışkanlığını nasıl kıracağınızı ve tutumunuzu değiştirerek hayatınızın kontrolünü nasıl ele alacağınızı öğretecektir.” Alışkanlıkların Gücü (Charles Duhigg): “Alışkanlıkların Gücü, alışkanlıkların neden var olduğunu ve hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olacak yeni alışkanlıkları nasıl benimseyebileceğimizi açıklıyor. Başarıya ulaşmanın anahtarı, alışkanlıkların nasıl çalıştığını anlamaktır.” Good Will Hunting: Bu film dâhi olan fakat daha keşfedilmemiş bir gencin çözülemeyen bir problemi çözmesiyle başlayan etkileyici bir hikâyeyi anlatıyor. Hidden Figures: Film Uzay Yarışı’nı kazanmak için NASA’ya yardım eden Afro-Amerikan matematikçi kadınların hikayesini anlatıyor. Dead Poet Society: Baskıcı bir okula yeni atanan İngilizce öğretmeniyle birlikte öğrencilerin hayatında başlayan değişimler ve bunun sonuçlarını anlatan etkileyici bir film. Başarı(sızlık) Yazılımımız Nasıl Çalışıyor: Mümin Sekman, İzmir’deki Ted× Konuşması Hedefsiz Yolculuk Olmaz: /Polat Doğru, Ankara Üniversitesi’ndeki Ted× konuşması Sude Akat KAYNAKÇA https://www.google.com/search?client=safari&sca_esv=b0f432fdb9a278a4&hl=tr-tr&q=verimli+%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma+teknikleri&udm=2&fbs=ABzOT_AeWVZgM1ygG9loIv1sab0j2HB687sEni7_6XgT5zHBctPQQWJnv2cP3Dmrkn2lJOh5lu93jiZ-Ywq6SEsOdip7ujEjU9EMjufK6WMNjQ1OgDGTsZ22wFkurQCzQOUlMjm1LI1Fjo2bVCre_HcKlGJlknb_2hriSpVeBJVCqEV_OuVUOMMj70Yk33tXR1CjQLWibHLNhqEGJuVVkAS75ymPw5T1j6qswPXbHZVvuzL74SzNkxU&sa=X&ved=2ahUKEwji9ZHSsOyLAxWcUMMIHf-JDbAQtKgLegQIFBAB&biw=390&bih=663&dpr=3#vhid=VIskRp7rqUhGbM&vssid=mosaic https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Can_Dostum_(film,_1997) https://ugurokullari.k12.tr/10-adimda-verimli-ders-calisma https://web.ogu.edu.tr/zaltac/Sayfa/Index/24 https://siirt14eal.meb.k12.tr/icerikler/mutlaka-denemen-gereken-15-verimli-ders-calisma-teknigi_13288891.html https://abapsikoloji.com/sinava-hazirlanirken-motivasyon-artirma-teknikleri/
Motivasyon Kaybı Yaşayan Öğrenciler İçin Tavsiyeler

Blog

Motivasyon Kaybı Yaşayan Öğrenciler İçin Tavsiyeler

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Motivasyon Kaybı Yaşayan Öğrenciler İçin Tavsiyeler Uzun ve yorucu sınav döneminde motivasyon kaybına neden olan birçok unsur sayılabilir. Bana göre motivasyon kaybına en çok neden olan unsurlar şunlardır: Hedefsizlik veya yanlış hedefe yönelmek Zamanı verimli kullanamamak Fazlaca şeyler yapmaya çalışmak Hedeflerimizi ertelemek Motivasyon Kaybı Yaşayan Öğrenciler için Etkili Tavsiyeler Başarıya ulaşmak için gidilen yoldaki en büyük engellerden birinin motivasyon kaybı olduğunu düşünüyorum. Doğru çözüm yolları ve tekniklerle motivasyon kaybını yenebiliriz. Motivasyon kaybını ortadan kaldırmak için etkili olan tavsiyelerimiz: 1. Gerçekçi ve Ulaşılabilir Hedefler BelirlemeliyizHedeflerimizi bilerek bu süreci geçirmek motivasyon sağlar. Hedeflerimizi belirlerken kendimizi de tanımamız önemlidir çünkü kendimizi ne kadar iyi tanırsak hedeflerimizi ona göre belirleyerek yapabileceklerimizi bilebiliriz. Hedeflerimizi belirlerken kendi isteğimizle bunları belirlemek önemlidir çünkü birinin zoruyla bu hedefleri belirlemek isteksizliğimizi daha da çok artırabilir. Hedeflerimizi belirledikten sonra günün sonunda bu hedeflerimizi tamamlayabilmemiz başarma hissini getirir ve motivasyonumuzu arttırır. Mesela bir program oluşturup hedeflerimizi bir yere yazıp tamamladığımız her hedef için bir tik attığımızda içimizde bir şeyi başarma hissi uyanacak ve bu da kendimize olan özgüvenimizi artıracaktır. Hedefleri belirlerken onları küçük gruplara ayırabiliriz. Önce günlük yani kısa vadeli sonra aylık yani uzun vadeli hedefleri gruplandırabilir. Böylece daha düzenli çalışmaya başlayabiliriz. Ayrıca özel hedefler koymak başarımızı artırabilir. Mesela “Matematikte daha iyi olmak.” yerine, “Her gün 20 matematik sorusu çözmek.” gibi kısa ve öz hedefler koyabiliriz. Yukarıda da belirttiğim gibi bir şeyi başarma hissi motivasyonumuzu artıracaktır. 2. Çalışma Ortamımızı Düzenlemeyiz Çalışma ortamı hem motivasyon hem de verimlilik açısından önemli bir unsurdur. Çalışma ortamında bulunan dersle ilgisiz her şey dikkatimizi çok çabuk dağıtabilir. Dikkatimiz dağıldıkça yapacaklarımızı ertelemeye başlarız. Ertelenen her şey motivasyonumuzu düşürür. Bunların olmaması için çalışma ortamında daha az eşyayla çalışmalıyız. Sadece dersle alakalı işlerimizi o ortamda halledip diğer işlerimiz için o masayı kullanmadığımızda o yerin sadece ne için ayrıldığını unutmayız. Bunların yanında çalışma ortamımızın sessiz ve rahat bir yer olmasına da dikkat etmeliyiz çünkü yine alakasız eşyalar gibi gürültüde çok fazla dikkat dağıtıcı olabilir. 3. Mola ve Ders Çalışma Saatlerimizi Düzenlemeliyiz Mola ve ders vakitlerimizin zamanlarının ayrı olduğunun bilincine vararak ders çalışmaya başlamalıyız. Yani ders çalışmaya başladığımızda sadece ders çalışmalı; mola yaparken de sadece dinlenmeliyiz. Ders çalışma ortamımızın düzeninde de konuştuğumuz gibi ders dışında bir şeylere odaklanmak bizim için olumsuz bir şeydir bunu yapmaktan kaçınmak için vakitlerimizi ona göre ayarlamalıyız. Dikkatimizin çok dağılması yani sürekli ders esnasında başka şeylerle ilgilenmek odağımızı düşürdüğü için ders çalışma verimimizi de düşürecektir. Ayrıca ders çalışırken odaklanmada sorunlar yaşıyorsak farklı teknikler kullanarak ders çalışma rutinlerimizi destekleyebiliriz. Bu tekniklerin bazıları şu şekilde sıralanabilir: 1. Pomodoro Tekniği (Zaman Yönetimi Yöntemi) 📌 Nasıl Uygulanır? 25 dakika boyunca odaklanarak ders çalışın. 5 dakika kısa bir mola verin. 4 Pomodoro döngüsünden sonra 15-30 dakika uzun mola yapın. 💡 Faydaları:✅ Dikkatimizi daha uzun süre korumanıza yardımcı olur.✅ Beynimizin sürekli uyanık kalmasını sağlar.✅ Zihinsel yorgunluğumuzu önler. 2. Feynman Tekniği (Öğrenmeyi Derinleştirme Yöntemi) 📌 Nasıl Uygulanır? Kendi kelimelerimizle basit bir şekilde açıklamalıyız. Eksik veya yanlış yerleri belirleyip tekrar öğrenmeliyiz. Konuyu anlatırken basit kelimeler kullanmaya çalışmalıyız. 💡 Faydaları:✅ Konunun derinlemesine anlaşılmasını sağlar.✅ Eksik noktalarımızı fark etmemize yardımcı olur.✅ Öğrendiğimiz bilgiyi kalıcı hale getirir. 3. Konuları Hikâyeleştirme ve Çağrışım Teknikleri 📌 Nasıl Uygulanır? Bilgileri birbirine bağlayarak hiâyeler oluşturun. Benzer kavramları zihnimizde canlandırarak hatırlarız. 💡 Faydaları:✅ Özellikle ezber gerektiren konularda öğrenmemizi kolaylaştırır.✅ Bilgileri daha hızlı hatırlamamızı sağlar. Bu 3 teknik gibi birçok teknik daha vardır. En etkili olarak ben bu üçünü düşünüyorum. Kendimde bu şekilde bunları uygulayarak çalışmıştım. Özellikle Pomodoro tekniğini dikkatimizi toparlamak amaçlı kullanarak daha etkili ve verimli bir çalışma yapabiliriz. Konuları hikâyeleştirmek ve çağrışımlı çalışmak hem ders çalışmayı eğlenceli hâle getirir hem de konuları kolayca hatırlamamızı sağlar. 🚀 📚 💡 Bir mentör olarak ise kendi sınav dönemimde motivasyonumu yüksek tutmak için yaptığım maddelerden birkaçını şu şekilde sıralayabilirim: Hedeflerimin farkındaydım. Sınav dönemi hepimiz için zorlu bir süreç. Ama ne için bu zorluğa girdiğimizi unutmamamız gerekir. O yüzden hedeflerimizin farkında olmak, neden bu sınav için çabaladığımızı unutmamak için farklı hatırlatıcılar oluşturabiliriz. Mesela ben üniversite sınavına hazırlanırken hedeflediğim üniversitenin ve bölümün küçük fotoğraflarını masamda bir köşeye koymuştum. Aynı zamanda ders çalıştığım bilgisayarımın arka planı da bu fotoğraflardan biriydi. Böylece her ders çalışmam bittiğinde, hedefime bir adım daha yaklaştığımın farkında oluyordum. O fotoğrafları görmek, orada olabileceğimi hayal etmek bana her zaman motivasyon kazandırıyordu. Hedeflerimizin sürekli gözümüzün önünde olması orada hayallerimizi kurabilmek eminim ki motivasyon anlamında çok şey katacaktır. Hatalarımdan kaçmıyordum. Hedeflerimizin farkında olmak bu konuda işimize çok yarar. Hedeflerimizin farkında olarak masaya oturursak hem motivasyonumuz artar hem de ne yapmamız gerektiğini daha iyi biliriz. Başarmak istediğimiz bir şey var. Hatalarımızdan ders çıkartmazsak başarmamız da oldukça zor olacaktır. Bunu düşündüğümüz zaman hatalarım benim motivasyonumu düşüren olaylar olmaktan çıkar. Ben güzel bir okul, güzel bir bölüm istediğimin farkındaysam denemelerimde veya ders çalışma rutinimdeki yanlışlardan ders almam gerektiğinin farkında olmalıydım. Bu hatalarımı bilmek, onları düzeltmeye çalışmak ve sonuçta onları düzeltebilmek beni daha çok mutlu ediyordu. Böylece daha da motive oluyordum. Kimseyle konuşmaktan çekinmiyordum. Kimseden kastım tabii ki herhangi bir insanla değil alanında uzman olduğunu düşündüğüm hocalarımla her düştüğümde, motivasyon olarak kendimi kötü hissettiğimde onlarla konuşup kendimi daha iyi hissetmeye çalışıyordum. Çünkü dediğim gibi sınav dönemimiz çok zor ve uzun bir süreç. Bu yolda süreç hakkında bilgisi olan insanlardan yardım almak kendimi iyi hissettiriyordu. Hem de yalnız olmadığımı hissediyordum. Yalnız olmadığını hissetmek bence insana mutluluk veriyor. Çünkü yalnız olduğumu düşünseydim muhtemelen günün sonunda bırakıp gidebilirdim. Bunu yaşayanın bir tek ben olmadığımı aynı şekilde duyguları hisseden bir sürü insan olduğunu da biliyordum. Kendime kısa vadeli hedeflerim için küçük ödüllendirmeler yapıyordum. Yukarıda da bahsettiğim gibi hedeflerin bu dönemde çok büyük etkisi var. Kendime hem kısa hem uzun vadeli hedefler koyup bu hedefleri başardıkça da küçük ödüller veriyordum. Bu küçük ödüller hem kafamı rahatlatmak hem de motivasyonumu arttırmak açısından büyük öneme sahip oluyordu. Mesela ben planlarımı haftalık yapıp daha sonrasında günlere bölerek çalışıyordum. Haftalık planım uzun vadeliyken günlük planımda ise sadece o güne odaklı kısa vadeli planlarım oluyordu. Günlük hedeflerimi bitirdiğimde o günün yoğunluğuna göre kendime küçük ödüllendirmeler yapıyordum. Mesela bu bazen bir bölüm diziyken bazı zamanlarsa arkadaşlarımla dışarda vakit geçirmek oluyordu. Motivasyon Kaybını Aşmak İçin Günlük Rutinler ve Alışkanlıklar Motivasyon kaybını yok etmek için yazımızın başından beri dediğimiz gibi hedeflerimizin çok önemli olduğunu her defasında vurguluyorum. Aynı zamanda hedeflerimizin yanı sıra günlük rutinlerimiz ve alışkanlıklarımız da önemlidir. Sabah rutinleri oluşturmak Sabah rutinleri aslında o gün içinde neler yapacağımızı güne nasıl başlayacağımızı etkiler. Bu yüzden sabah rutinlerinin bence genel olarak başarılı insanların hayatında çok büyük bir önemi vardır. Kendimde buna çok dikkat etmeye çalışırım. Sabahları kalkıp boş boş yatakta zaman geçirip daha sonrasında geçiştirilmiş bir kahvaltıyla ders çalışmaya başladığınız zaman motivasyon ve istek açısından çok düşük bir durumda olabilirsiniz. Bunu engellemek adına sabah kalktığımızda o güne ait küçük bir planlama; sağlıklı, yorucu olmayan bir kahvaltı, daha sonrasında ise yavaştan derse başlamamız bizim açımızdan iyi olacaktır. Bu rutinlere sabah yapabileceğimiz bir spor ya da küçük etkinlikler de ekleyebiliriz. Bu rutinleri tamamlamak bize enerji verecektir. Böylece ders çalışmaya daha motive şekilde başlayabiliriz. Günlük ve mektup yazmak Her gün ne yaptığını bilmek ne hissettiğini hatırlayabilmek adına günlük tutulabilir. Günlüğe duygularımızı aktararak bir sorunun olup olmadığını varsa buna nasıl bir çözüm bulabileceğimizi saptayabiliriz. Burada günlük, aslında kendimizi dinleme yöntemimizdir. Günlüğe baktığımızda psikolojimizin ne durumda olduğunu görebiliriz. Ayrıca günlük gibi kendimize ilerleyen zamanlar için küçük mektuplar da hazırlayabiliriz. Bunun için de kendimize yazdığımız küçük mektuplarla motivasyonumuzu yükseltebiliriz. Egzersiz yapmak Egzersizleri hem sabah rutinlerimize ekleyebilir hem de günlük bir rutin veya alışkanlık haline getirebiliriz. Spor yapmak, pilates yapmak ders dışında sosyalleşmemizi sağlar. Böylece ders dışında aktiviteler yaptığımız için dersle kapana kısılmış hissetmeyiz. Ayrıca gidip bir yere spor yapmasak bile temiz hava zihnimiz için önemlidir. O yüzden haftada en az 2-3 gün de olsa bir yürüyüşün önemli olduğunu düşünüyorum. Zihnimiz açıldıkça öğrenme kapasitemiz de artacaktır. Haftalık kendimize ayırabileceğimiz bir vakit. Hep sınav sürecinin uzunluğundan bahsediyoruz. Bu süreçte kendimize de vakit ayırmayı unutmamalıyız. Kendimize ayırdığımız vakti bir zaman kaybı olarak değil aksine sınav sürecinin önemli bir parçası olarak görmeliyiz. Çünkü bütün rutinlerimizde bahsettiğimiz gibi motivasyonun asıl kaynağı biziz. Zihnimizi koruyamazsak motivasyonumuzu da koruyamayız. Bunu koruyabilmek için de arada kendi iç sesimizi dinlemeli ve dinlenmeye vakit ayırmalıyız. Bu dinlenme işini küçük bir hobi edinerek de yapabiliriz. Mesela ben kendime haftada bir gün yapboz yaparak vakit ayırıyordum. Yapboz yaparak müzik dinleyip rahatlıyordum. O yüzden sınav dönemimde kaç tane yapboz bitirdiğimi hatırlamıyorum. ☺️ ☺️ Kendimize bu tarz küçük aktiviteler bulabiliriz her zaman. Aslında bu rutinlerin çoğuna baktığımızda hayatımızı unutmamız gerektiğini, derse kendimizi kapatıp başka şeyler düşünmeden çalışmanın ya da çalışamamanın motivasyonumuza zarar verdiğini görebiliriz. Sabah rutinleri, kendimizi dinlemek, egzersiz yapmak, kendimize ayırdığımız vakitler bizim kendimizi daha iyi hissetmemiz için önemlidir. Özgüvenimiz yerinde olduğu zaman motivasyon olarak düşmemiz de zorlaşır. İlk adım olarak aslında kendimize inanmamız gerekir. KAYNAKÇA https://bartinataturk.meb.k12.tr/icerikler/en-uygun-ders-calisma-ortami-nasil-olmali_10627064.html https://sks.uskudar.edu.tr/akilda-kalici-ders-calisma-teknikleri-nelerdir https://www.iienstitu.com/blog/motive-edici-gunluk-aliskanliklar  
Sınav Yerleri Açıklandığında Yapman Gereken 7 Kritik Adım

Blog

Sınav Yerleri Açıklandığında Yapman Gereken 7 Kritik Adım

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 12 tarihinde
Sınav Yerleri Açıklandığında Yapman Gereken 7 Kritik Adım Sınav yerine dair bilgiyi öğrendiğinde yapman gerekenler yalnızca bir haritaya bakıp okulu görmekle sınırlı değil. İşte süreci verimli şekilde yönetmek için dikkat etmen gereken 7 adım: Sınav Yerleri Ne Zaman Açıklanır? Sınav tarihi yaklaştıkça hepimizin zihninde “Acaba sınava hangi okulda gireceğim? Sınav yerleri açıklandı mı?” gibi sorular dönüyor. Genelde sınav yerleri şöyle açıklanıyor: YKS’ye girecekler için: Sınavdan yaklaşık 2-3 hafta önce, yani Haziran’ın ilk günlerinde ÖSYM sistemi üzerinden açıklanıyor. LGS’ye girecekler için: MEB, sınav yerlerini genellikle Mayıs’ın son haftasında duyuruyor. Peki nereden öğreneceksin? YKS’ye giriyorsan, ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (https://ais.osym.gov.tr) üzerinden T.C. kimlik numaran ve şifrenle giriş yapman yeterli. Giriş belgeni oradan görecek ve PDF olarak indirebileceksin. LGS’ye giriyorsan, e-Okul ya da MEBBİS sisteminden sınav yerini görebilirsin. Bazı okullar, sınav giriş belgelerini topluca bastırıp öğrencilere dağıtıyor, onu da öğretmenlerinden öğrenebilirsin. Unutma, sınav giriş belgesinin çıktısını alman gerekiyor. Sınava gireceğin okula gittiğinde hem binaya girerken hem de sınavdan önce salon görevlileri sınav yeri belgeni kontrol edecek. Aksi halde sınav binasına girmene izin verilmeyecek! 2. Sınav Yerin Açıklandı! İlk 24 Saatte Ne Yapmalı? Sınav yerin belli olduysa, artık geri sayım başladı demektir. Ekranda o adresi görmek, birçok öğrenciye “Artık iş ciddileşti!” hissi verir. Bu heyecan normal; önemli olan şimdi ne yapacağını bilmek. İlk işin, sınav giriş belgeni indirmek ve çıktı almak olmalı. Hatta birden fazla çıktı alman iyi olur; biri çantana, biri evde yedekte kalsın. Sonra hemen kimliğini kontrol et: Süresi geçmiş mi, fotoğraf net mi, bilgiler okunuyor mu? Eğer bir eksik varsa, gerekli işlemleri başlatman önemli. Ardından sınav yerine haritadan bir bak, nasıl gidilir, ne kadar sürer, toplu taşıma mı daha rahat olur, özel araç mı? Bunları şimdiden bilmek sınav sabahını çok daha stressiz geçirmeni sağlar. Ailene ya da seni sınava götürecek kişiye de bilgi ver. Onların da durumu önceden bilmesi senin için rahatlatıcı olur. Bir de özel bir durumun (sağlık, engel durumu gibi) varsa, ilgili yerlere sınavdan önce mutlaka bildir. Kısacası, bu ilk gün küçük ama önemli adımları tamamladığında, sonraki günler çok daha huzurlu geçer. 3. Sınav Yerine Gitmeden Önce Kontrol Listesi Sınav sabahı aceleye gelmemek ve stresten uzak durmak için sınav yerine gitmeden önce küçük bir hazırlık yapmak çok önemli. Yanında mutlaka bazı şeyler olmalı ki sınavda herhangi bir sorun yaşanmasın. Öncelikle kimliğini ve sınav giriş belgeni unutma; bu ikisi olmadan sınava alınmazsın. Sınav giriş belgesini sadece telefon ekranında göstermek yeterli değil, mutlaka basılı halini yani çıktısını yanında getirmen gerekiyor. Sınav sırasında susuz kalmamak için şeffaf bir su şişesi alabilirsin. Evden çıkış saatini ve yolculuk süresini planlaman da önemli, gecikme ihtimaline karşı sınav yerine erken gidip orada beklemen stresini azaltabilir. Bu küçük hazırlıkları yaparsan, sınav sabahı her şey hazır olur ve gereksiz stresi önlemiş olursun. 4. Ulaşım Planı Sınav günü sabah “Nasıl gideceğim?” stresi yaşamamak için ulaşımını önceden planlayabilirsin. Örneğin: Toplu taşıma mı kullanacaksın yoksa özel araç mı? Evden çıkış saatin ne olmalı ki vaktinden önce sınav yerine varabilesin? Trafik gibi beklenmedik durumlar için ekstra zaman ayırman iyi olur. Eğer toplu taşıma kullanacaksan, güzergahı önceden denemek büyük avantaj sağlar. Mümkünse sınavdan birkaç gün önce sınav yerine gidip yolu ve süreyi test etmek faydalı olacaktır. 5. Sınav Yerini Önceden Görmenin Önemi Sınav yerini önceden görmek, sınav sabahı yaşanabilecek “Acaba nereden gireceğim?” veya “Sıram nerede?” gibi kaygıları azaltır. Binanın giriş kapısını, salonun yerini görmek seni sınav gününe daha hazır yapar. Bu küçük gezi, sınav yerine alışmanı sağlar ve sabah yaşanabilecek sürprizleri ortadan kaldırır. Eğer mümkünse, sınavdan birkaç gün önce sınav yerini ziyaret et. Ayrıca sınav yerine daha önceden gitmek, hangi kapıdan girileceğini bilmeni sağlar; böylece sabah orada ne yapacağını bilmediğin için paniğe kapılmazsın. Bazı okullar veya binalar çok büyük olabilir, yanlış yere gitmek zaman kaybettirir ve stresini artırır. Önceden görmek, sınav salonuna nasıl ulaşacağını da planlamana yardımcı olur. Böylelikle sınav günü kendini daha güvende ve hazır hissedersin. 6. Sınav Sabahı İçin Son Kontroller Sınav sabahı, günün sorunsuz geçmesi için bazı son hazırlıkları yapmak çok önemli. Öncelikle alarmını birkaç kez kurarak uyanma riskini en aza indirebilirsin. Kahvaltını her zamanki gibi alışık olduğun ve seni rahatsız etmeyecek şekilde yapmaya dikkat et; yeni veya ağır yiyecekler denemek seni zorlayabilir. Yanına sınav giriş belgeni, kimliğini ve sınavda kullanacağın tüm malzemeleri mutlaka al, hepsini bir kez daha kontrol et. Kıyafet seçiminde rahat olmaya ve hava durumuna uygun giyinmeye özen göster, böylece ne üşür ne terlersin. Sınav yerinde en az bir saat önceden bulunmak, sakinleşip ortamı tanıman için çok faydalı olur. Son olarak, kendine güven ve olumlu düşüncelerle sınava başla. “Elimden geleni yapacağım.” diyerek motivasyonunu yüksek tutman, performansını olumlu etkiler. Sıkça Sorulan Sorular  Sınav giriş belgemde hata var, ne yapmalıyım?Hemen ÖSYM ya da MEB’in ilgili birimleriyle iletişime geçip düzeltme talebinde bulunabilirsin. Genellikle sınav öncesinde böyle sorunlar için süre tanınıyor. Kimliğimi kaybettim, sınava girebilir miyim?Geçici kimlik belgesi için nüfus müdürlüğüne başvurabilirsin. Ancak bu süreç uzun sürebileceği için önceden önlem almak önemli. Sınav giriş belgesi veya kimlik unutulursa ne olur?Bu belgeler olmadan sınava girmek mümkün değil. Eğer unuttuysan, sınav merkezinde bu konuda yardımcı olunmaz, dikkat etmek gerekiyor. Sınav salonuna ne zaman alınmaya başlanıyor?Genellikle sınav saatinden yaklaşık 1 saat önce salonlara alım başlar. Ancak kapılar genellikle sınavdan 15 dakika önce kapanır. O yüzden erkenden orada olmak şart. Sınavda izin verilen kalem ve malzemeler dışında başka ne getirilebilir?Genellikle sadece ÖSYM’nin belirttiği kalemler, silgi ve su şişesi gibi şeyler izinlidir. Fazla eşya sınav salonuna alınmaz.
Sınav Döneminde Sosyal Medya Kullanımını Kontrol Altına Almanın Yolları

Blog

Sınav Döneminde Sosyal Medya Kullanımını Kontrol Altına Almanın Yolları

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 11 tarihinde
Sınav Döneminde Dikkat Dağınıklığı Dikkat dağınıklığı, sınav döneminde sosyal medya kullanımını kontrol altına almayı zorlaştırdığı gibi, her öğrencinin çalışma verimliliğini olumsuz şekilde etkileyen bir durumdur. Dikkat dağınıklığını en az seviyeye indirmek için öncelikle sebebini anlamak gerekir. Dikkat dağınıklığının hem öğrencinin kendi fiziksel ve ruhsal durumuna bağlı hem de çevresine bağlı birçok nedeni olabilir. Bireysel nedenler arasında yetersiz uyku, sağlıksız beslenme, kahve çay gibi uyarıcı içeceklerin fazla tüketilmesi, sabırsızlık, stres, yetersiz zaman yönetimi, çeşitli sağlık sorunları gibi durumlar yer alırken çevresel nedenlere teknolojik aletlerden gelen çeşitli uyaranlar, ders çalışma ortamının düzensiz olup dikkat dağıtıcı ögeler içermesi, dış ortamdan gelen sesli uyaranlar örnek gösterilebilir. Çağımızda özellikle sosyal medya kullanımı dikkat dağınıklığına sebep olan etmenler arasında önemli bir yere sahiptir. Sosyal Medya Kullanımını Kontrol Altına Almak İçin 5 Uygulanabilir Yöntemler: 1) Farkındalık: Sosyal medya kullanımını kontrol altına almak için öncelikle sosyal medyanın ders çalışma düzenimize, verimliliğimize ve dikkatimize olan etkilerinin farkında olmamız gerekir. 2) Zaman Sınırları Koymak: Sosyal medya kullanımını aniden kısıtlamak yerine sınırlar koyarak azaltmak daha etkili olabilir. Sınav döneminde sosyal medya hesaplarını tamamen kapatarak kendisini tam bir dijital detoksa sokup sosyal medya kullanımını kontrol altına almaya çalışan öğrenciler de vardır. Bu yöntem bazı öğrencilerde işe yarasa da özellikle sosyal medya bağımlılığı yüksek olan, sosyal açıdan aktif olan öğrencilerde uygulaması zor ve verimi düşüktür. Tam kısıtlamada öğrencinin aklının sosyal medya içeriklerinde, arkadaşlarıyla olan paylaşımlarında kalması ve bu sebeple dikkatini toparlayamaması olasıdır. Bu durumda başarılı bir sosyal medya yönetiminden söz edemeyiz. Sosyal medyayı sınırlaması gerektiğinin farkında olan öğrencinin kendisine göre zaman kısıtlamaları belirlemesi, eğer belirleyemiyor veya aşıyorsa yardım alması gerekmektedir. Günlük yarım saat ya da 1 saat gibi süre kısıtlamaları başlangıçta kullanılabilir. 3) Bildirimleri Kapatmak veya Telefonu Sessize Almak:   Odaklanmış bir şekilde ders çalışırken gelen bir sosyal medya bildirimi öğrencinin dikkatini tamamen dağıtabilir. Her ne kadar bildirime o anda bakmasa da merak duygusu çalışma verimliliğini bozmak için yeterlidir. Mümkünse telefonun ders çalışma sırasında tamamen sessize alınması, mümkün değilse önemli bildirimler ve aramalar dışında bildirimlerin kapatılması çalışmanın verimliliğini arttıracaktır. 4) Telefonu Çalışma Ortamından Uzaklaştırmak: Ders çalışırken sosyal medyanın dikkati bu kadar kolay dağıtmasının sebeplerinden birisi de çabuk ulaşılabilir ve elimizin altında olmasıdır. Sosyal medyaya ulaşabilecek cihazları ders çalışırken kendimizden uzak tutmak çalışma verimliliğini arttırır ve dikkat dağınıklığını azaltır.  Evde ders çalışırken telefon başka bir odaya koyulabilir veya aile üyelerinden birisine verilip sadece önemli bir durum olduğunda getirmesi istenebilir. Kütüphane, okul, kafe gibi telefonu uzaklaştırmanın zor olduğu ortamlarda telefon çantaya konularak fermuarı kapatılıp göz önünden uzaklaştırılabilir. 5) Ödül Ceza Sistemi: Hedeflenen süre kadar ders çalışıldıktan sonra sosyal medyaya sınırlı erişim gibi küçük ödüller verilebilir. Sosyal medyayı belirlenen süreden fazla kullanınca küçük cezalar sosyal medya kullanımını yönetmede etkili olabilir. 4 Adımda Sosyal Medya Kullanımını Sınırlandırmak İçin Günlük Rutinler 1) Sosyal Medyayı Kullanmak için Zaman Dilimleri Belirlemek: Öğrencinin verimli ders çalışamadığı zaman dilimlerinde süre sınırlaması koymak şartıyla sosyal medyayı kullanmasına izin verilebilir. Denemeler gibi uzun süren ve yoğun dikkat isteyen, öğrenciyi yoran çalışmaların ardından verilen molalar günlük sosyal medya kullanımına ayırılabilir. 2) Sosyal Medya Kullanımının Yasak Olduğu Zaman Dilimleri Belirlemek: Sabah yataktan kalkar kalkmaz telefonu eline alıp sosyal medyayı kullanmak veya akşam yatmadan yarım saat önce sosyal medya kullanmak sınav döneminde olmayan kişiler için bile önerilmeyen durumlardır. Özellikle sınav dönemi gibi dikkatimizi yoğun bir şekilde toplamamız gereken, uyku düzenimize ve uyku kalitemize çok dikkat etmemiz gereken dönemlerde günün bu saatlerinde sosyal medya kullanımını yasaklamak gün içindeki verimi arttırıp odak bozukluğunu azaltabilir. 3) Yatarken Telefonu Yataktan Uzaklaştırmak: Yorucu bir sınavın ardından yatağa girildiğinde yapılması gereken en önemli şey kaliteli bir uykuya bir an önce ulaşılmasını sağlamaktır. Telefonun ışığı, bildirimleri veya yatmadan önce sosyal medya içeriklerinde görülen bazı olaylar uykuya dalmayı zorlaştırmakta ve uyku kalitesini düşürmektedir. Uyku kalitesinin ve süresinin düşmesi ertesi gün çalışmaktan alınan verimi önemli ölçüde azaltabilir ve öğrencinin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Uyku öncesi dönemlerde günün yoğunluğunun ardından kafa dağıtmak için sosyal medya kullanımı yerine 10-15 sayfalık kitap okunması veya uyku öncesi esneme egzersizleri ve uyku meditasyonları yapılması daha faydalı olabilmektedir. 4) Sosyal Medya ve Ders Çalışma Dengesini Sağlamak: Hayatın her alanında olduğu gibi bu konuda da en önemli unsur çalışma ve sosyal medya kullanımı arasındaki dengenin güzel bir şekilde sağlanmasıdır. Bu dengeyi sağlamak için bazı yöntemler kullanılabilir. “Pomodoro Tekniği” ile Sosyal Medya Kullanımını Sınırlandırmak Pomodoro tekniği 1980’lerde Francesco Cirillo’nun domates şeklindeki mutfak zamanlayıcısını kullanarak çalışmasını simgeler. Tekniğin adındaki Pomodoro kelimesi İtalyanca domates anlamına gelir ve adını Cirillo’nun mutfak zamanlayıcısından alır. Pomodoro tekniği birçok farklı alanda çalışma süresini düzenlemek, çalışma verimliliğini ve motivasyonu için kullanılır. Bu temel teknik olarak 4 adımdan oluşur. 1) Çalışılacak Konuların Belirlenmesi: Çalışılacak konular ve nasıl çalışılacağı çalışmaya başlamadan önce planlanır ve çalışırken kullanılacak araçlar hazır hale getirilir. 2) Çalışma Süresi: Pomodoro tekniğinde çalışma süreleri 25 dakika olarak önerilir. 3) Kısa Molalar: 25 dakikalık çalışma süresinin ardından 5 dakikalık kısa bir mola verilir. Bu mola öğrenci tarafından kendisini rahatlatan aktiviteler yapmak için kullanılabilir. Nefes egzersizi, esneme hareketleri, meditasyonlar, atıştırmalıklar gibi öğrencinin isteğine ve ihtiyacına göre değerlendirilebilir. 4) Uzun Molalar: Pomodoro tekniğinde 25 dakikalık çalışma +5 dakikalık kısa mola 1 döngü olarak isimlendirilir. 4 kez bu döngü tamamlandıktan sonra 15-30 dakikalık uzun bir mola verilir. 25 dakika çalışma 5 dakika mola 25 dakika çalışma 5 dakika mola 25 dakika çalışma 5 dakika mola 25 dakika çalışma 15-30 dakikalık uzun mola Sosyal medya kullanımını Pomodoro tekniğine göre sınırlandırmak istersek uzun molaları kullanmak daha avantajlı olabilir. 5 dakikalık kısa molalarda sosyal medyada gezinmek ders arasında öğrenciyi rahatlatmak, dikkatini tekrar toparlamasını sağlamak yerine kafasını farklı şeylerle doldurarak daha ciddi bir dikkat dağınıklığı yapabilir ve öğrenci 5 dakikalık kısa molayı uzatmak isteyebilir uzatmasa bile ders çalışmaya tekrar başladığında aklı orada kalabilir ve verimini düşürebilir. Ders Çalışma Aralarında Sosyal Medyayı Bilinçli Kullanmak Ders çalışma aralarında sosyal medyayı bilinçli kullanmak için öncelikle molanın ne kadar süreceği belirlenmeli aşılacağı düşünülüyorsa alarm kurulmalı. Sosyal medya birçok yönüyle insanı içerisine çeken ve kullandıkça kullandırtan bir mecralar topluluğu. 5 dakika girip çıkacağım demek çoğunlukla sadece lafta kalıyor ve dakikalarca belki saatlerce sosyal medyada zaman kaybetmemize sebep olabiliyor. Molalarda sosyal medyanın bilinçli kullanılması konusunda sürenin belirlenmesi kadar ulaşılacak içeriklere dikkat edilmesi de önemli. Mesela sosyal medyada görülen bir film kesiti o filmin merak edilmesine yol açarak moladan sonra derse odaklanmayı düşürebilir. Görülen haberler öğrenciyi üzebilir, sarsabilir ve endişe duymasına sebep olabilir. Bunlar gibi birçok örnek verilebilir. Bu yüzden molalarda takip edilen içeriklere dikkat edilmesi gerekir. Motivasyon Kaybını Önlemek İçin İlham Verici İçerikler Takip Etmek Her öğrencide zaman zaman oraya çıkabilen motivasyon düşüklüğü gibi durumlarda sosyal medyadaki bazı içerikler faydalı olabilir. Öğrenciyle aynı süreçten geçmiş ve başarılı olmuş kişilerin sayfaları öğrencide motivasyonu arttırarak ben de yapabilirim düşüncesine yönlendirebilir. Çeşitli rehberlik ve psikolojik danışmanlık hesapları öğrencinin yaşadığı sorunları adlandırmasında ve çözümüne yönelik araştırmaya girmesinde etkili olabilir. Sadece motivasyon üzerine açılan hesaplar, öğrencinin gelecekte olmak istediği yerde olan kişilerin hesapları, hedeflediği meslek gruplarına dair ilham veren hesapları takip etmek sosyal medya kullanımını verimli hale getirebilir. Sosyal Medya Kullanımını Azaltmak İçin Mobil ve Masaüstü Uygulamalar Zaman Yönetimi Sağlayan Uygulamalar 1) Forest: Pomodoro tekniği kullanarak odaklanmayı arttıran ve zaman yönetimine yardımcı olan bir uygulamadır. Çalışma süreci boyunca bir ağaç büyütülür ve sosyal medyaya girilirse ağaç ölür. Forest bu süreçte ağaç kullanarak maddeleştirme yaptığı için ağacının ölmemesi için bir vicdan oluşturarak öğrencinin sosyal medya kullanımını sınırlayabilir. 2) Be Focused ve Focus Booster: Pomodoro yöntemi kullanarak çalışma sürelerini yönetmeye yardımcı olur. 3) Todoist: Görev yönetimi ve yapılacaklar listesi oluşturmak için kullanılır. Günlük ve haftalık planlar yapılmasına yardımcı olur. Görevleri öncelik sırasına göre düzenleme ve hatırlatıcılar kurma imkânı sağlar. Bu sayede planlı bir şekilde ilerlemeyi destekler. Kafa karışıklığını ve zamanın boşa geçmesini önler. 4) Notion: Not alma, yapılacaklar listesi, günlük (haftalık) programlar yapma gibi birçok alanda yardımcı olarak zaman yönetimini destekler. Dikkat Dağınıklığını Azaltan ve Odaklanmayı Arttıran Araçlar 1) Focus@will: Ders çalışırken odaklanmaya yardımcı olacak, zihni çalışmaya yönlendirecek bilimsel sesler ve müzikler sunar. 2) Noisli: Çevresel sesler ve beyaz gürültü sağlayarak odaklanmayı destekler. 3) Cold Turkey: Belirli web siteleri ve uygulamaları engeller. Kapatılması zor bir şekilde tasarlanması da dikkat dağınıklığını önlemesine yardımcı olur. 4) Freedom: Sosyal medya ve diğer dikkat dağıtıcı uygulamaları engeller ayrıca kullanımlarını izler ve raporlar. Sosyal Medya Kullanımını İzleyen ve Raporlayan Uygulamalar 1) Rescue Time: Dijital alışkanlıkları izler. Telefon, bilgisayar, tablet gibi teknolojik aletlerde ne kadar zaman harcandığını raporlar. Sosyal medya platformlarının, uygulamaların ve web sitelerinin kullanımını da analiz eder. Günlük, haftalık ve aylık raporlar oluşturur. Hedef belirleyerek sosyal medya kullanımının kısıtlanmasına yardımcı olur. 2) Moment: Telefon ekran süresini takip eder. Sosyal medya kullanımlarınızı ayrıntılı bir şekilde raporlar. Ekran süresi sınırı belirlemenize olanak sağlar. 3) Digital Wellbeing (android): Google tarafından sunulan bu özellik android kullanıcılarının ekran sürelerini raporlar, iyileştirmeye yönelik öneriler sunar ve kısıtlama yapılmasına yardımcı olur. 4) Ekran Süresi (ios): İos’ta ekran süresini ve uygulamaların kullanımını takip eder, raporlar, öneriler sunar ve kısıtlama koymaya yardımcı olur. Kendi Deneyimlerim, Yaptıklarım ve Önerilerim Sınava çalışmaya başladığım ilk zamanlarda sosyal medya dikkatimi çok dağıtan, uzaklaşmamın zor olduğu ve verimi düşüren bir durumdu. Kendi gözlemlerim ve çevremden aldığım geri bildirimlerle sosyal medyanın sınav sürecime zarar verdiğini fark ettim ve bunu düzeltmek için çalışmaya başladım. İlk başlarda belirli bir düzen oturtulup sosyal medyadan uzaklaşılırsa sonrasında sosyal medyayla ilgili süreci yönetmek daha kolay oluyor. Ders çalışacağım zamanlarda telefonumu kapatıp kendimden uzak bir yere koyarak başladım bu sürece. Böylece ders çalışmaktan sıkılıp sosyal medyayla ilgilenmek istediğimde telefona ulaşmak zor olduğundan vazgeçiyordum. Sosyal medya bağımlılığımı belirli ölçüde azalttığımda özdenetimim arttı ve telefon yanımdayken de sosyal medyaya hangi zamanlarda bakabileceğimin bilincinde olarak ders çalışmamı engellemesine izin vermedim. Telefonumdan uygulamaların ekran sürelerini takip ettim ve belirli bir düzeyi aşmamaya çalıştım. Motivasyonum çok düştüğünde motivasyon içeriklerinden ve motive edici şarkılardan yararlandım. Bu konuyla ilgili en büyük önerim sosyal medya kullanımının düzenlenmesi gerektiğinin farkında olmak ve bunun için çaba göstermeye başlamaktır. “Beni zaten etkilemez.”, “Kullansam ne olacak?” gibi düşüncelere kapılmadan bilinçli tercihler yapmak önemlidir. Sude Berre Çetin
Mentör Gözünden Öğrencilerin Sıkça Yaptığı Hatalar

Blog

Mentör Gözünden Öğrencilerin Sıkça Yaptığı Hatalar

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 11 tarihinde
Mentör Gözünden Öğrencilerin Sıkça Yaptığı Hatalar Sınav dönemi, doğrular ve yanlışlarla doludur. Birçoğumuz bu hataları yapmamak için sayısız içerik tüketir, zorlanmadan başarıya ulaşmak isteriz. Tabii araştırmaya başladığımızda büyük bir bilgi yığınıyla karşılaşır, hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu ayırt edemeyiz. Hatta bazen kafamız o kadar karışır ki stres yapar, bir adım bile atamayız. İşte tam bu noktada “Mentör Gözünden Öğrencilerin Sıkça Yaptığı Hatalar” başlığı altında paylaşacağım deneyimlerim size yol gösterebilir. Korkmayın, çoğu hatayı yapmış ve üç kez sınava girmiş biri olarak bu yazıda yanınızdayım! Bu yazıda öğrencilerin sıkça yaptığı ders çalışma hatalarından sınav anında yaptıkları yanlışlara kadar birçok konuyu ele alacak; hazırlık süreciniz, motivasyonunuz ve sınav anı psikolojiniz için en doğru yolları inceleyeceğiz. Hazırsanız, bu hatalardan nasıl kaçınacağımızı birlikte keşfetmeye başlayalım! Öğrencilerin Ders Çalışırken Sıkça Yaptığı Hatalar Başarıya giden en önemli yol ders çalışmaktan geçiyor fakat bu hepimiz için bazen zorlayıcı olabiliyor. Saatlerce masa başında oturup çalıştığını düşünüp yine de verim alamadığın oldu mu? Peki bu neden oluyor dersin? Hadi gel nerelerde hata yapıyoruz bakalım! Bazen neyi, ne zaman ve nasıl yapacağımızı bilemeyiz. Plansız çalışınca zamanı kontrol edemeyiz ve verim düşer. Oysa doğru bir plan hem motivasyonumuzu artırır hem de bizi başarıya götürür. Fakat sadece çalışmak yetmez, nasıl çalıştığımız da önemli. Bol tekrar yapmalı, denemelerden kaçmayıp eksiklerimizi görmeli ve emin adımlarla ilerlemeliyiz. Tabii bunları yaparken sadece sevdiğimiz derslere odaklanmak yerine dengeli bir program hazırlamalıyız. İyi olduğumuz dersleri güzelce dağıtarak motivasyonumuzu artırabiliriz. Bunun yanında, ara vermek de çok önemli. Çalışma süresi boyunca kısa molalar vermek hem beyninizi dinlendirir hem de uzun süre odaklanmanızı sağlar. Unutmayın, sağlıklı bir zihin ve beden, daha verimli bir çalışma süreci demektir. Ama en önemlisi, disiplinli çalışmayı ihmal etmemek! Sınava Hazırlık Sürecinde Yapılan Yaygın Yanlışlar Daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir patika düşünün, herkesin bir fikri var ama hangisi doğru, hangisi yanlış? Siz ne yapacaksınız bilmiyorsunuz. Herkesin deneyimi farklıdır tabii. Ama ben şu üç hataya kesinlikle düşmeyin derim: Sınav hazırlığı yaparken yapılan en yaygın hatalardan biri, gerçekçi olmayan planlar yapmaktır. Yeni başlayan bir öğrenci düşünelim. Genellikle kendini yeterince tanımadığı için kulaktan dolma bilgilerle, “Bunu da yaparım, şunu da yaparım.” diyerek çok ağır bir program oluşturur. Ancak gün sonunda bu yoğun programa yetişemeyip pes edilir. Bu durumu yaşamamak için başlangıçta daha hafif ve esnek bir planla başlamak, hatta profesyonel bir yardım almak çok faydalı olabilir. Gerçekçi bir plan demek, sadece uzun uzun çalışmak değil; yapabildiğimiz kadarını, ihtiyacımız kadarını çalışmak demek. Yani, her dersten biraz ama verimli bir şekilde ilerlemek, uzun vadede çok daha etkili olacaktır. Hatta isterseniz size yardımcı olabilecek bir videomuz da var: https://youtu.be/6r3fE8tT3T0?si=VUl2XHgrbwrQyLwB Bir hata daha var ki çoğumuz yapıyoruz. Deneme çözmekten kaçıyoruz! Peki, neden? Tabii bunun altında kendimizi yeterli görmemiz, sonuçlarımızın mükemmel olmasını beklememiz ve denemeye yanlış bir gözle bakmamız da var. Şahsi olarak konuşmam gerekirse ben ilk hazırlanmaya başladığım andan itibaren denemelere girdim ve son ana kadar da bırakmadım. Çünkü denemeler “çalıştığımız konuları” kısıtlı süre içinde, karma olarak sunulduğunda ne kadar çözebildiğimizi ölçer. Üstelik, eksiklerimiz için bize net bir veri verirken, hız ve pratik kazandırır. Hem de bunların yanında sınav psikolojisine de hazırlar. Deneme kaçınılacak bir şey değil, kendinizi görmeniz için bir fırsattır! Yanlış yöntemle tekrar yapmak, birçok öğrencinin “Netlerim neden artmıyor? Nerede hata yapıyorum?” sorularının cevabı aslında. Peki, tekrar yaparken hangi verilerden yararlanıyoruz? Gerçekten doğru yerlere mi bakıyoruz? Birçoğumuz denemede sadece çözdüğümüz sorularla ilgileniyoruz. Ya çözemediklerimiz? Bence en önemlisi çözemediğimiz sorular. Örneğin üç deneme üst üste hız problemlerinde yanlış yaptık. Bize net bir veri verir bu. Hız problemleri üzerinde çalışmalıyız. Peki ama nasıl? Öğrenciler genellikle konuları gözden geçirirken, neden yanlış yaptıklarına odaklanmadan öğrenmeye çalışır. Oysa, asıl önemli olan hatalarımızı analiz etmek ve doğru yöntemle çalışmaktır. Burada, farklı çalışma teknikleri kullanmak hataların azalmasına yardımcı olabilir. Örneğin aynı tarz soru çözümlerini izlemek, farklı kaynaklardan öğrenmeye çalışmak, anahtar noktaları not almak gibi yöntemler hataları düzeltmede etkili olur böylece güçlü adımlarla devam edebiliriz. Bu konu hakkında size şu videoyu önerebilirim: https://youtu.be/8QO0sVU5Ctw?si=_B9cCgyfHY7EFg04 Motivasyon Kaybına Yol Açan Hatalar ve Doğru Yaklaşımlar Sınav yolu engebeli, inişleri çıkışları olan bir yol. Bu süreçte birçok etken altında kalabilir, kendimizi iyi hissetmeyebiliriz. Hatta mezuna kalmak fikrine bile yakın hissedebiliriz. Ancak, bunu yaşamamak yani motivasyonumuzu artırmak için neler yapabiliriz bir bakalım. Bana “Motivasyon kaybına yol açan en büyük hata nedir?” diye sorsalar gerçekçi olmayan hedefler derim. Şöyle ki yeni başlamanın verdiği o özgüvenle çoğu zaman gerçekçi olmayan hedefler koyuyoruz. Mesela, TYT'ye yeni başladığınızda “İki ayda her şeyi bitiririm.” gibi bir hedef koymak, aslında çok zorlayıcı olabilir. Uzun bir süreç olan TYT için böyle büyük bir hedef koyduğunuzda işler yolunda gitmediği zaman motivasyon kaybı yaşamanız çok olası. Bunun yerine, “Bu hafta şu konuda biraz daha iyi olacağım.” gibi daha küçük hedefler koymak çok daha mantıklı. Küçük adımlarla ilerleyerek, her başardığınızda kendinizi kutlamak, moral kaybını engeller ve kendinize olan güveninizi artırır. Her küçük başarı, bir sonraki adıma daha hazır hissetmenizi sağlar. Gerçekçi hedeflerle çalışmak, uzun vadede daha verimli olur, özellikle YKS gibi uzun bir süreçte. Kendinizi iyi tanıyıp taşıyabileceğiniz yüklerle ilerlemeye çalışın. Böylece hem sürecin sonuna kadar motivasyonunuzu kaybetmeden devam edebilir hem de gerçekten istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz. Sınav süreci uzun ve iniş çıkışlarla dolu bir yolculuk. Eğer sadece sonuca odaklanırsak, motivasyon kaybı yaşamak kaçınılmaz olur. Düşünsene, her gün kalkıp sonucunu ancak bir yıl sonra alacağımız (kesin olmayan) bir işi, sorgusuz sualsiz, hep aynı motivasyonla yapmamız bekleniyor. Ama biz insanız ve başarı hissine açız! Sürekli sadece büyük hedefe odaklanmak yerine süreci küçük aşamalara bölmek ve kendimizi küçük başarılarla ödüllendirmek hem daha sağlıklı hem de daha sürdürülebilir olur. Mesela, “Bu hafta fizik optik konusunu bitireceğim.” dedik ve hafta sonunda gerçekten tamamladık. Bu, bizi hem mutlu eder hem de “Başardım!” hissiyle motive eder. Kendimize bu küçük başarıları hatırlatmak, büyük hedefe doğru ilerlerken daha az stresli ve daha kararlı olmamızı sağlar. Özetle, sınava hazırlık maratonunda sadece sonuca değil, attığımız her adıma da değer vermeliyiz. Maalesef bu sınav çoğu zaman bir yarış gibi görülüyor. “Arkadaşım şu kadar soru çözdü.”, “Biri şu kadar net yaptı.”, “Kuzenim özel ders alıyor.”, “Sınıfın birincisi günde 8 saat çalışıyor.” gibi sözler ister istemez bizi etkiliyor. Sonra ne oluyor? Kendimizi başkalarıyla kıyaslayıp gün geçtikçe yetersiz hissediyoruz. Evet, sınav sonucu açısından bakarsak bu bir yarış gibi görünebilir ama işin aslı öyle değil. Çünkü herkesin süreci farklı işliyor! Hepimiz farklı hızlarda öğreniyoruz, farklı yöntemlerle çalışıyoruz ve güçlü olduğumuz konular bile değişiyor. Yani ihtiyaçlarımız değişiyor bu yüzden en iyisi başkalarıyla değil kendimizle yarışmalıyız! Mesela geçen hafta 1 saat çalışabiliyordun ama bu hafta üç saate mi çıktın? Tebrikler gelişiyorsun! Günbegün üstüne koyarak devam edip disiplinini bırakmadığında ve en önemlisi başkalarının değil kendinin ne yaptığına odaklandığında ister senden çok önce başlamış olsunlar ister şartları daha iyi olsun gün sonunda başarıya ulaşacağına eminim. O yüzden kendine güven, pes etme ve merak etme bu süreci en iyi sen yöneteceksin. Sınav Anında Yapılan Hatalı ve Doğru Davranışlar Sınav anı hepimiz için bir muamma. Önerileri ile sizi rahatlatacak bir video için şu linki tıklayabilirsiniz: https://youtu.be/81UNuKwYV88?si=0-qgiOVPtuVLxXFY Üç kez sınava girmiş biri olarak gördüğüm ve yaşadığım en yaygın hataları ve doğruları düşündüğümde, ilk üç galiba şunlar olurdu: Sınavda yapılan en büyük hatalardan biri, son anda taktik değiştirmek. Oysa biz deneme sınavlarını doğru yöntem için çözüyoruz değil mi? Amacımız, kendimizi tanımak, hangi yöntemlerin bize iyi geldiğini görmek ve en doğru stratejiyi bulmak. Ama bazen sınavdan önce bir yerde bir şey izliyoruz, birinin bir taktiğini duyuyoruz ve “Acaba ben de böyle mi yapsam?” diye düşünmeye başlıyoruz. Sonra sınav anında, kafamız karışıyor ve daha önce hiç denemediğimiz bir yöntemi uygulamaya çalışıyoruz. İşte tam burada işler karışıyor! Yeni bir şeye alışmaya çalışırken zaman kaybediyoruz, stresimiz artıyor ve dikkatimiz dağılıyor. Bir anda sınava değil, kullandığımız yeni yöntemin işe yarayıp yaramadığına odaklanıyoruz. Bu da bizi daha çok strese sokuyor. Halbuki sınav anında en çok ihtiyacımız olan şey güven ve huzur. Daha önce denediğimiz, alıştığımız ve kendimizi rahat hissettiğimiz yöntemle ilerlemek, bize hem zaman kazandırır hem de daha sakin kalmamızı sağlar. Bu yüzden sınavdan önce kendin için en doğru stratejiyi belirleyip onunla devam etmek en iyisi. Yani sınav anında yeni bir şeyler denemek yerine iyi bildiğin yöntem neyse, o yoldan gitmek her zaman daha sağlam ve güvenilir bir seçenek olacaktır. Sınav anında zaman su gibi akıp geçer. Saate bakarız, soruları sayarız, panikleriz. Sanki biz panik yaptıkça zaman daha da hızlanır. Elimiz ayağımıza dolaşır ve her şey bitmiş gibi gelir. Ama hayır! Dur. Hiçbir şey bitmedi. Bir nefes al ve her şeyi başa alalım. Bunu en iyi kendi deneyimimle anlatabilirim. İlk kez TYT’ye girdiğimde sınav başlamıştı ve ben ilk dört Türkçe sorusunu okuyup hiçbir şey yapamamıştım bile. Telaşa kapılmaya başladım çünkü beş dakika kaybetmiş ve daha hiçbir şey işaretlememiştim. Bir anda sınav bitecek ve hiçbir şeyi başaramayacak gibi hissettim. Sonra baktım telaşlandıkça daha çok vakit kaybediyorum. “Dur!” dedim kendime “Bir nefes al!”. Benim için kolay konuyla başlamak istedim ve dil bilgisi sorusu açıp okuduğum gibi çözdüm sonra özgüvenim arttı. Sonra bir sonrakini de çözdüm çözebildikçe sanki her şey daha da mümkün geliyordu. Türkçeyi çözüp tekrar ilk dördüne döndüğümde aşırı basit gelmişti. Sadece heyecandan yapamamışım. Yani demem o ki! Sınav anı ne yaşarsanız yaşayın asla bırakmayın. Birini çözemediyseniz diğerine geçin. Bırak gitsin belki de tekrar döndüğünde daha kolay olacak. Unutma asıl mesele pes etmemek, böylece tereyağından kıl çeker gibi halledeceksin! Sınav ne kadar bilgimizi ölçse de bir yerde strateji sınavı. Soruları kısa sürede ve doğru bir şekilde cevaplamamız bekleniyor. Sınav anı yapılacak en doğru şeylerden biri süre planlamasıdır. Evet sınava odaklanacağız ama bunun yanında ne kadar süre geçtiğini de kontrol etmek zorundayız. Türkçeyi çözdük, fene geçtik, feni çözdük, sosyali çözüyoruz... Tamam, ama kaç dakikamız kaldı? Bunu bilmeden devam edersek sonunu bilmeden yürüdüğümüz bir yol gibi olacak. Benim bu konuda tavsiyem en azıdan yirmi soruda bir kafamızı kaldırıp saate bakmaktır. Tabii bunu her sayfa başında yapmak da zararlı olabilir. Kendinize olması gerekenden fazla strese sürükleyebilirsiniz. Bir konu daha var tabii. Sorularla inatlaşıp zaman kaybetmemek. Gün sonunda bizim net sayımıza bakılıyor. Bu yüzden beş dakikanızı bir soruya vermek yerine bu süreyi birçok soruya kullanmak eminim daha verimli olacaktır. Yani sorularla inatlaşmayın, çözemediniz diğerine geçin. Turlama yöntemini duymuşsunuzdur; önce kolay ve çözülebilir soruları yapın, sonra zor olanlara ikinci turda geri dönün. Gerekirse üçüncü turda tekrar deneyin, ama asla bir soruda uzun süre takılıp kalmayın. Unutmayın, zamanla yarışıyoruz! Sinem Yurdusev KAYNAKÇA https://i.haberglobal.com.tr/storage/haber/2020/06/16/anne-ve-babanin-sorgulamasi-cocuklarda-sinav-kaygisina-yol-aciyor_1592299026.jpg https://www.egitimkocu.com.tr/storage/blogs/ders-calisirken-yapilan-10-hata-verimli-ders-calisma-ortami-2024-2024-06-07-666361f4d6b9f.png https://www.kemalarikan.com/wp-content/uploads/2023/12/icsel-motivasyon-mu-dissal-motivasyon-mu-daha-iyi.jpg https://www.youtube.com/@tuyunakademi  
MSÜ SINAVI SONRASI NE YAPILMALI?

Blog

MSÜ SINAVI SONRASI NE YAPILMALI?

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 11 tarihinde
MSÜ SINAVI SONRASI NE YAPILMALI? Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı, 23 Şubat Pazar günü yapıldı, peki MSÜ Sınavı Sonrası Ne yapılmalı ?. 2016 yılından beri Millî Savunma Bakanlığı adına askeri öğrenci yetiştiren Milli Savunma Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği sınavı nasıl değerlendireceğini tüm yönleriyle açıklayacağız. MSÜ Sınavı Nedir? Neden Yapılıyor? Yazımızın devamında MSÜ olarak bahsedeceğimiz sınavımız 31 Temmuz 2016 yılında Millî Savunma Bakanlığı tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne subay ve astsubay yetiştirmek amacıyla kurulan Milli Savunma Üniversitesi’nde yükseköğretime kabul edilecek öğrencileri belirlemek amacıyla yapılıyor. Askeri öğrenci seçmelerinin ilk adımı olan MSÜ, YKS içerisinde TYT sınavı ile konular ve sınav formatı benzerliği taşıdığından dolayı MSÜ hedefi olmayan öğrencilerin de girdiği bir sınav olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuyu şimdi detaylı inceleyelim. Benzer ve Faklı Yönleriyle MSÜ ile TYT MSÜ ve TYT arasındaki en büyük benzerliğin sınav formatı olduğunu söylemek doğru olur. Her iki sınav da adayların sözel ve sayısal alanlardaki temel düzey dediğimiz (9 ve 10. sınıf müfredatı) bilgi ve becerilerini ölçmek üzerine kuruludur. Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler testlerinden oluşan sınavda 120 soruya 165 dakikada cevap verilmesi bekleniyor. Sınav süresi aynı olduğundan sınav anı prosedürleri de (salona giriş çıkış saatleri, sınav başlama saati vb.) birebir aynı olarak uygulanıyor. Bu benzerlikten dolayı MSÜ, TYT’nin iyi bir provası kabul ediliyor. Bahsettiğimiz sebeplerden dolayı özellikle daha önce sınav tecrübesi yaşamamış olan 12. sınıflar için gerçek bir tecrübe olması adına da girilen MSÜ, zamanla askeri öğrenci olmak istemeyen öğrencilerin de girdiği bir sınav haline geldi. Biraz önce bahsettiğim benzerlikleri ders bazında karşılaştırırsak aradaki farklılıklara ulaşıyoruz. En önemli farklılık Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri testlerinde karşımıza çıkıyor. Bu iki test her zaman MSÜ’de bilgi ağırlıklı sorulardan oluşurken TYT’de yorum becerisini ölçecek şekilde soruluyor. Türkçe ve Matematik testleri ise TYT soru tarzıyla birebir aynı olacak şekilde seçiliyor. Toparlayacak olursak Sosyal Bilimler ve Fen bilimleri testlerindeki keskin farklılık sebebiyle adayların gerçek TYT sınav netlerini yakalamaları güç olsa da özellikle sınav öncesi ve sınav anında zaman yönetimini test etmek isteyen her adayın MSÜ’ye girmesini tavsiye ediyoruz. “MSÜ Sonucum İstediğim gibi Gelmedi.” Diyenler için Öncelikle MSÜ’de neleri eksik yaptığını tespit ederek işe başlamalısın. Yani istediğin sonucu alamamanın sebebi nedir sorusuna net bir cevap vermelisin. Bunun için “Sınav öncesinde moralim nasıldı?”, “Sınav anında zamanı doğru ve faydalı yönetebildim mi?”, “Hangi konularda eksiklerim vardı?” sorularına sınav açısından tutarlı cevaplar bulabilirsin. Moral Sınav kaygısı, sınavdan bir hafta önce kendisini hissettirmeye başlar ve sınavdan bir gece önce bu kaygı artık daha da belirgin hale gelir. Ve sınav sabahı bu kaygı, bazı öğrencilerde zirveye ulaşabilir. Sen bunu ne kadar hissettin? Sınav kaygısı beklenen seviyede olduğunda performansına katkı bile sağlar ama sınav kaygısını yoğun hissedersen maalesef önce okuduğunu anlamakta zorlanır sonra öğrendiğin şeyleri hatırlamamaya başlarsın. Bu sebeple sınav haftası ve sınav anında neler hissettiğini bir düşünüp bu konuda bir eksiğin olduğunu düşünürsen profesyonel bir yardım almalısın. Bunun için Tuyun Akademi’nin danışmanlık paketlerini incelemek için linke tıklayabilirsin. https://www.tuyunakademi.com/paketler/yks-danismanlik Zaman Yönetimi Sınav anındaki verimliliği doğrudan etkileyen bu kavramı verilen süreyi etkili şekilde kullanma becerisi olarak tanımlayabiliriz. Sınavda soru başına düşecek süreyi, kullanılacak teknikleri (turlama, önceliklendirme vs.), testlerin çözüm sıralamasını da içine alan bu kavram hem sorulara doğru cevap verme olasılığını hem de sınav anındaki kaygıyı yönetmeyi etkileyecektir. Yani kısaca doğrudan ve dolaylı olarak sınav performansını etkileyecektir. Bu yüzden bireysel olarak zaman yönetimin oldukça önemlidir. Eğer istediğin neti yapamamanın sebebi sürenin yetişmeyeceğini düşünmen ise bu sebeple panik olman ve daha da elinin ayağının birbirine dolanması şeklinde açıklıyorsan zaman yönetimini tekrar düzenlemelisin. Bunun için bol bol deneme çözmek, turlama tekniğini öğrenmek ve kullanmak, test çözme sıralamanı değiştirmek gibi yöntemlere başvurabilirsin. Konu Bilgisi ve Tekrarı Birçoğunuz TYT’yi çoktan bitirdi ve AYT çalışmalarına ağırlık verdi. Bu sebeple TYT konularında bazı unutmalar yaşadı. MSÜ bu unutmaların ne boyutta olduğunu görmeniz adına önemli bir veri sağlamaktadır. MSÜ’de yanlış cevapladığınız, boş bıraktığınız, hatta doğru cevaplasanız bile tahmin yoluyla işaretlediğiniz her soruyu tekrardan çözmelisiniz. Bu konulardaki eksikleri tamamlamak adına programlarınıza mutlaka eklemelisiniz. Aynı zamanda yeni unutmalara sebep olmaması için programlarınızda tekrar rutinler oluşturup bilgilerinizi tazelemelisiniz. Buna ek olarak branş bazında deneme görmek de bilgilerinizi taze tutmaya yardımcı olacaktır. Dengeli şekilde biten TYT derslerinden deneme çözmeyi unutmamalısınız. Bunlar sana karmaşık geliyorsa ya da buna ayıracak zamanı bulamıyorsan yine Tuyun Akademi’nin senin için oluşturduğu paketleri inceleyebilirsin. https://www.tuyunakademi.com/paketler/yks-danismanlik “MSÜ Sonucum İstediğim gibi Geldi.” Diyenler için Öncelikle tebrik ederiz. 😊 Kalan sürede çalışmalarını yönetmek adına yapabileceğin iki adım var. Birincisi senin de yanlışlarını analiz edip eksiklerini tespit etmen gerekiyor. Bu eksikleri nokta atışı olarak konu tekrarı ve bol soru çözümüyle telafi edebilirsin. İkincisi ise bol bol branş denemesi ve genel deneme çözmek. Bu noktada aldığın sonucu korumak adına denemelerin zorluk seviyesini bir üst limite taşıyabilirsin. Özellikle Türkiye geneli denemelere katılmak, çıkmış soruları çözmek işini daha da kolaylaştıracaktır. MSÜ ve YKS’de Aynı Sonucu Mu Elde Ederim? Bu sorunun cevabı sadece bireysel olarak cevaplanabilir. Çünkü gelen sonuca göre durumu analiz eder ve eksiklerini doğru yöntemlerle kapatmaya başlarsan sonucun elbette daha iyi olacaktır. Bu konuda seninle daha önceki senelerde karşılaştığımız verileri paylaşalım. MSÜ Sıralaması 6,5k YKS’de 33. oldu MSÜ Sıralaması 10k YKS’de 107. oldu MSÜ Sıralaması 13k YKS Sıralaması 1,1k MSÜ Sıralaması 60k YKS Sıralaması 8k MSÜ Sıralaması 120k YKS Sıralaması 17k TERSİ DE VAR MSÜ’de 50. oldu YKS sıralaması 12k MSÜ Sıralaması 1,2k YKS Sıralaması 39k MSÜ Sıralaması 10k YKS Sıralaması 21k MSÜ Sıralaması 18k YKS Sıralaması 74k Bu konuda özetle diyebiliriz ki MSÜ sınavı kötü geçen üzülmemeli iyi geçen ise rehavete kapılmamalı. Her iki sonuçta da halen sınava oldukça etki edecek olan aylar var. Kalan sürede çalışmalarını düzenlemek sonucu direkt olarak değiştirecektir. MSÜ’den Sonra TYT – AYT Dengesi MSÜ sonrası özellikle istediği sonucu alamayan öğrencilerin sık yaptığı hatalardan en önemlisi TYT-AYT dengesini doğru kuramamak. Birtakım gerekçelerle paniğe kapılan öğrencilerin tekrardan baştan sona TYT çalışmaya başlaması sınav sürecini direkt olumsuz etkileyen bir hamle. Hem kalan sürenin her iki sınava yetmeyeceğinden hem de AYT’nin getireceği puan ağırlığının daha fazla olmasından dolayı, öğrenciler MSÜ sınavını esas alarak TYT’ye dönmemeliler. Bu tarihten itibaren TYT seviyesi ne olursa olsun öğrencinin çalışma ağırlığının her zaman AYT’de olması gerekiyor. TYT adına sadece sorun tespit ettiğin kısımlara odaklanmalı ve çalışmalarını konu tekrarı değil soru çözümü üzerine yoğunlaştırmalısın. SIKÇA SORULAN SORULAR MSÜ puanım YKS sonucumu etkiler mi? Hayır etkilemez. MSÜ yalnızca askeri öğrenci olmak isteyen adayların faydalandığı bir sınav. MSÜ’den aldığınız puan YKS sıralamanıza eklenmeyecek. MSÜ’ye yerleşmek için YKS’de hangi sıralamayı yapmalıyım? Harp okullarının genel puan ortalamaları farklıdır. O yüzden subaylık isteyen öğrencilerin hem TYT hem AYT’de, astsubaylık isteyen öğrencilerin de TYT’de yapabilecekleri maksimum puana odaklanması gerekiyor. Unutulmamalı ki en nihayetinde bunlar birer sıralama sınavı ve sınavların zorluğuna göre netler değişkenlik gösterecektir. Normalde süre sorunum yok ama MSÜ’de sürem yetmedi ne yapmalıyım? Bu soruyu duyduğumuzda aklımıza gelen ilk şey kaygı problemi oldu. Kaygını yönetebilmek için hem profesyonel bir destek almak hem de bol bol deneme çözmek (özellikle bir kuruma bağlı olarak çünkü rakiplerin arasındaki konumu görmeye devam etmelisin) bu sorunu çözmene yardımcı olacaktır. Hem MSÜ hem de YKS’den tercih yapabilir miyim? Evet yapabilirsin. MSÜ için tercihler YKS sınavı öncesi alınıp fiziki yeterlilik sınavları da genellikle YKS tercihlerinden önce yapılıyor. Zamanlama olarak hem MSÜ hem YKS tercihi yapıp daha sonrasında sonuçlara göre tercihte bulunabilirsin. Sonuç olarak MSÜ ve TYT her ne kadar bazı yönleriyle oldukça benzer sınavlar olsa da özellikle askeri öğrenci olmayı düşünmeyenler için MSÜ sınavı sadece iyi analiz edilmesi gereken bir deneme niteliğindedir. Bu nedenle YKS’de iyi bir sonuç elde etmek isteyen herkes için sınavın doğru analizi ve kararlı çalışmalarla desteklenmesi, esas sınavı sonucunu pozitif etkileyecek hamlelerdir. Bu konuda yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan Tuyun Akademi ile iletişime geçmek için hiç vakit kaybetmemeni öneririz. Bunun gibi faydalı birçok içeriğe ulaşmak için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip etmeyi unutma. 🎯
LGS Veli Rehberi: Çocuğunuzun Sınav Başarısını Desteklemenin 5 Yolu

Blog

LGS Veli Rehberi: Çocuğunuzun Sınav Başarısını Desteklemenin 5 Yolu

yazan Faruk Tolu 2026 Oca 11 tarihinde
LGS Veli Rehberi: Çocuğunuzun Sınav Başarısını Desteklemenin 5 Yolu  Sevgili Veliler, Tuyun Akademi ile LGS Veli Rehberi’ne hazır mısınız ? Çocuğunuz LGS’ye hazırlanıyor ve bu süreçte ona en iyi şekilde nasıl destek olabileceğinizi mi merak ediyorsunuz? Bu rehberle hem bilgi edinecek hem de çocuğunuzun iç dünyasına bir adım daha yaklaşacaksınız. Unutmayın ki destekleyici aile tutumu, sınav başarısının arkasındaki en güçlü motivasyon kaynaklarından biridir. Çocuğunuzun LGS’ye hazırlandığı bu dönemde sizlerin desteği, sadece bir çocuğun değil, bir gencin kendine olan güvenini ve geleceğe dair umutlarını da şekillendirecektir. Bu rehberde, Liselere Geçiş Sınavı “LGS Veli Rehberi” adlı içeriğimizde sınav döneminde aile desteğinin ne kadar kıymetli olduğuna değinerek, çocuğunuzun akademik başarısının ötesinde, onun ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarına da temas edecek 5 temel noktaya birlikte bakalım. 1. LGS Sürecini Anlamak: Velilerin Bilmesi Gerekenler LGS, öğrenciler için akademik bir sınav olmasının yanında, kendini tanıma, ilgilerini ve yetenekleri fark etme ve sınavla başa çıkmayı öğrenme sürecidir. Önce sınavın teknik detaylarından bahsedelim: Öğrenciler 8. sınıf müfredatından sorumludur ve sınav çoktan seçmeli olarak uygulanır. Sınavın Kapsamı: Sözel ve Sayısal olmak üzere iki kısımdan oluşur. Sözel Alan: Türkçe 20 soru, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 10 soru, Yabancı Dil 10 soru, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 10 soru olmak üzere toplam 50 soruluk bir alan olup sözel kısım için verilen süre 75 dakikadır. Sınav 9.30-10.45 arasında uygulanmaktadır. Sayısal Alan: Matematik 20 soru, Fen Bilimleri 20 soru olmak üzere toplam 40 soru için verilen süre 80 dakikadır.  Sınav 11.30-12.45 arasında uygulanmaktadır. Sınav soru kitapçıkları A, B, C, D olmak üzere 4 farklı gruptan oluşur. Her iki oturum tamamlandıktan sonra sözel ve sayısal kitapçıkları okuldan teslim alınabilir. Sorularda 3 yanlış 1 doğruyu götürür. Sınav günü öğrencilerin en geç 9.00’da okulda olması gerekir. • Bu dönemde çocukların üzerinde baskı ve beklenti olabilir. Veli olarak sınavın teknik detaylarını bilmeniz, onların yanında daha bilinçli durabilmenizi sağlar. Çocuğunuzun fikirlerini önemseyin, hayalleri ve hedefleri hakkında konuşun. Bu hayal ve hedefler kime ait? Tamamen çocuğunuza mı? Anlamaya çalışın.• Unutmayalım ki çocuklarımız sadece bir sınava değil, hayatın bir dönemine hazırlanıyor.            2. Evde Destekleyici Bir Ortam Nasıl Oluşturulur? Ev, çocuğun kendini güvende hissettiği yerdir. Sınav sürecinde bu güven alanının daha da önem kazandığını unutmayalım. Çocuklar sınav hakkında konuşmak istemeyebilir, bunun en önemli sebeplerinden biri kendilerini savunmak zorunda hissettiklerinden kaynaklı gelişen dirençtir. Çocuğunuz sizinle sınav hakkında kaygılarını, korkularını, başarı ve başarısızlıklarını yargılanmadan güvenle anlatabilmesi bu süreçteki en büyük desteklerden birisi. Yani kısaca anlatabilmek ve anlaşılmak. Sadece akademik değil, duygusal olarak da çocuğunuzla bağ kurmak, “başarılı olmak zorundayım” baskısını azaltır. Ailece geçirilen keyifli vakitler, sınavın hayatın merkezi olmadığını gösterir. Sürekli kıyas yapmak yerine, elinden geleni yapmasının önemli olduğunu hatırlatmak ve çabasını gördüğünüzü belli etmek bağınız güçlendirir. Başarıya değil, emeğe odaklandığınızı göstermek sınav sürecini daha az stresli hale getirebilir. Biraz da fiziksel koşullara değinelim: Sessiz, düzenli ve kişisel bir çalışma köşesi çocuğunuza ait bir alan hissi verir. Günlük uyku, beslenme ve mola düzeni, zihinsel performansı doğrudan etkiler. Özellikle uyku düzeni bilişsel performansın temel taşlarındandır. Geç yatmaması ve uyanma saatlerinin rutine bağlı olması, zihinsel tazeliği arttırır. 3. Verimli Çalışma için Veli-Öğrenci İşbirliği Bu dönemde çocuğunuzun yanında “kontrol eden” değil, “eşlik eden” bir rol üstlenmek çok kıymetlidir. Bu, hem size kendisini daha rahat açmasını hem de süreci daha sağlıklı yürütmenizi sağlar. Neden bu sınava hazırlandığı, hedefinin ne olduğu gibi soruların cevabını içtenlikle bulduğunda ve bu motivasyon bir “iç motivasyona” dönüştüğünde verimli alışmanın psikolojik ve en önemli adımı atılmış olur. Bununla birlikte; • Ona hedef belirleme, plan yapma gibi konularda rehberlik edin ama baskı kurmayın.• Küçük başarıları fark edip takdir edin. Bu, özgüvenini ve motivasyonunu artırır.• Çalışma saatlerinden çok, çalışmanın kalitesine odaklanmasını destekleyin.• Unutmayın sizin sakinliğiniz ve yapıcı yaklaşımınız, onun çalışma isteğini doğrudan etkiler. 4. Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma: Aile Desteği Kaygı bu sürecin en doğal parçasıdır. Önemli olan bu kaygıyı işlevsel ve kontrol edilebilir düzeyde yönetmektir. Özellikle LGS sürecindeki kaygı bulaşıcıdır ve aileden çocuğa geçer. Çocuk birden gelecek endişesi, başarı algısı, sınav stresi gibi çocukların hayatına yoğun bir şekilde etki eden LGS sürecinde bu durumu yönetmek bazen çocuklar için hiç de kolay olamayabiliyor. Ani tepkiler, duygusal uzaklaşmalar yaşanabilir, kendinizi “Bu çocuk hiç böyle değildi!” derken bulabilirsiniz. Burada en önemli kısım, yetişkin zihniyle değerlendirdiğimiz sınav, sınav süreci ve sonrasının çocukların zihninde nerede olduğu ve nasıl değerlendirdikleri. Kaygıyla mücadele ederken sınavın ve sonrasını onun için ne anlama geldiğini bilmek, onunla aynı dili konuşmamızı sağlar. Eş zamanlı olarak özgüvenine yönelik yapacağınız destek de kaygıyı kontrol etmeye yardımcı olur. Bunun için; Başarılarını görün ve destekleyin. Çocuğunuzun duygularını yargılamadan dinleyin: “Bu seni biraz endişelendirmiş gibi, doğru mu anlıyorum?” gibi cümlelerle ona alan açın. “Bu sadece bir sınav, sen her halinle kıymetlisin.” mesajını sık sık verin. Birlikte kısa yürüyüşler yapmak, nefes egzersizleri denemek kaygıyı azaltır. Unutmayın, sizin kaygınız çocuğunuza geçebilir. Önce kendi duygunuzu fark edin. 5. Sınav Günü ve Sonrası için Veli Tavsiyeleri Sınav gününde çocuklar sizin desteğinizi hiç olmadığı kadar ister. Yıl boyunca verdiği emeği birazdan potansiyele dönüştürecektir. Bu nedenle sınav sabahının sakin, rutine bağlı ve hafif bir kahvaltıyla geçmesi sınav anına da etki edecektir. Yıl boyunca verdiği emeği takdir edin, sınav sonucundan bağımsız olarak her zaman yanında olduğunuzu o an duymak iyi gelecek. Çocuğunuzu gözlemleyin, konuşmaya mı yoksa kocaman bir sarılmaya mı ihtiyacı olduğunu size belli edecektir. Bonus: Son Sözümüz Değerli Veliler, LGS yalnızca sınav hazırlığı değil çatışmaların yaşandığı, zorlandığımız, kaygı ve stresin arttığı, öğrencilerin kendilerini tanıdığı, sadece akademik değil duygusal değişimlerin de yoğun olarak yaşandığı bir süreci de içinde kapsar. Değişim sancılıdır ve büyümek tam da böyle bir şey. Çocuğunuzun LGS’ye hazırlanırken aynı zamanda büyüdüğünü ve değişimin kendisiyle birlikte getirdiği zorlukla da mücadele ettiğini bilmek ve bunu çocuğa hissettirmek çok önemli. Çünkü sınav hazırlığında karşımızda iç dünyasında nelerin olup bittiğini anlamlandırmaya ve en çok da ailesinin, sizin desteğinize ihtiyaç duyan bir çocuk var. Çocuğunuzun sınav başarısı kadar, bu süreci sağlıklı ve sevgi dolu geçirmeniz de çok kıymetli. Bu süreçte çocuğunuzun yanında olmak, onu yönlendirmekten çok desteklemek, eleştirmekten çok anlamak, sadece sonuçlara değil, emek ve çabaya odaklanmak çok kıymetlidir. Bu “Veli Rehberi” kitapçığını sadece bir sınava değil birlikte atılan güzel bir büyüme adımına eşlik etmeniz için hazırladık. Unutmayın bir çocuğun hafızasında kalan destek, anlayış ve sevgi ömür boyu yankılanır. Her çocuk özeldir ve her aile desteği fark yaratır.
2026 LGS Öğrencisi İçin Yol Haritası

Blog

2026 LGS Öğrencisi İçin Yol Haritası

yazan Faruk Tolu 2025 Ara 30 tarihinde
2026 LGS Öğrencisi İçin Yol Haritası 2026 LGS’ye hazırlanan bir 8. sınıf öğrencisiysen, önünde hem heyecan verici hem de biraz stresli bir süreç var. Ama merak etme! Bu süreçte neyi, ne zaman ve nasıl yapacağını bilirsen başarı kaçınılmaz olur. İşte sana özel hazırladığımız adım adım LGS yol haritası ile sınav sürecini planlı, verimli ve daha az stresli geçirebilirsin. 1. LGS’yi Tanı: Sınavın Yapısı ve Önemli Tarihler Liselere Geçiş Sistemi (LGS), Türkiye genelinde 8. sınıf öğrencilerinin katıldığı, belirli nitelikli liselere yerleştirmede kullanılan merkezi bir sınavdır. Bu sınav sadece bilgi ölçmez; zaman yönetimini, dikkat seviyeni, stresle başa çıkma becerini ve stratejik düşünmeni de sınar. Bu nedenle LGS’ye hazırlanmanın ilk ve en önemli adımı, sınavın nasıl bir yapıya sahip olduğunu iyi anlamaktır. LGS, her yıl Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından iki oturum halinde uygulanır. Birinci oturumda sözel alan yer alır ve Türkçe, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerinden toplam 50 soru sorulur. Bu oturum sabah saatlerinde başlar ve 75 dakika sürer. Ardından kısa bir mola verilir ve ikinci oturuma geçilir. İkinci oturum sayısal alana aittir; Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden toplam 40 soru bulunur ve bu oturum 80 dakikadır. Her iki oturumda da çoktan seçmeli sorular yer alır ve yanlış cevaplar doğruyu etkileyecek şekilde değerlendirilir (3 yanlış 1 doğruyu götürür). Her yıl sınav tarihi MEB tarafından genellikle Ocak ya da Şubat aylarında duyurulur ve sınav Haziran ayının ilk haftasında yapılır. Sınav tarihi kadar önemli bir başka tarih de tercih dönemi ve yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı zamanlardır. Bu süreci takip etmek için MEB’in resmi duyurularını düzenli olarak kontrol etmek gerekir. 2. Verimli Çalışma Planı Nasıl Hazırlanır? LGS hazırlık süreci bir maraton gibidir ve bu maratonu sağlıklı şekilde tamamlayabilmek için düzenli, sürdürülebilir ve sana özel bir çalışma planı oluşturmak şarttır. Plansız bir şekilde çalışmak, zamanla motivasyon kaybına, konuların yetişmemesine ve eksik öğrenmelere yol açabilir. Bu yüzden hedefe ulaşmanın ilk adımı, doğru planlamadan geçer. İyi bir çalışma planı sadece “Günde kaç saat çalışacağım?” sorusunu yanıtlamakla kalmamalı aynı zamanda ne çalışacağın, ne zaman tekrar yapacağın, hangi konulara daha çok zaman ayırman gerektiği gibi detayları da içermelidir. Bunun için önce eksik ve güçlü olduğun dersleri belirlemen faydalı olur. Örneğin, Türkçede oldukça iyiysen ama Matematik konularında eksiklerin varsa, haftalık programında Matematik’e biraz daha fazla zaman ayırman gerekir. Her öğrencinin verimli olduğu saat aralığı farklıdır. Kimileri sabah daha iyi odaklanırken, kimileri öğleden sonra daha aktif olur. Kendi biyolojik ritmine uygun saatlerde çalışmak, daha kısa sürede daha fazla verim almanı sağlar. Ayrıca, günlük programında sadece ders saatleri değil, mola ve dinlenme zamanları da yer almalıdır. Beynin belli aralıklarla dinlenmeye ihtiyacı vardır; bu hem bilgiyi kalıcı hâle getirir hem de motivasyonu yüksek tutar. Plan hazırlarken hedefli ve ölçülebilir olman önemlidir. “Bugün Fen çalışacağım.” demek yerine “Bugün Fen’den elektrik konusunu bitirip 20 soru çözeceğim.” gibi belirgin hedefler koymak seni hem motive eder hem de kontrol duygunu artırır. Gün sonunda ne yaptığını görmek, sana “başardım” hissi verir. Haftalık planlar hazırlamak genellikle daha etkilidir çünkü bu sayede hem günlük esneklik sağlarsın hem de büyük resmi gözden kaçırmazsın. Her hafta sonunda planını gözden geçirmek, o hafta eksik kalanları fark etmeni ve bir sonraki hafta için daha sağlam adımlar atmanı sağlar. Kısacası, LGS’ye giden yolda çalışma planın bir pusula gibidir. Ne kadar sağlam ve gerçekçi bir plan yaparsan, hedefe o kadar emin adımlarla ilerlersin. Kendine uygun bir tempo, düzenli tekrarlar ve ölçülebilir hedeflerle oluşturulan bir plan, seni başarıya yaklaştıracaktır. 3. LGS’de Netleri Artıran Teknikler Sınavda başarılı olmak sadece çok çalışmakla değil, doğru tekniklerle çalışmakla mümkündür. Zamanını iyi kullanmak, dikkatini korumak ve doğru stratejilerle ilerlemek netlerini gözle görülür şekilde artırabilir. Yanlışlarına Önem Ver Deneme sınavlarından ya da çözdüğün testlerden sonra yanlış yaptığın sorulara mutlaka geri dön. Hatalar sadece eksikleri göstermekle kalmaz, aynı zamanda sana en çok öğrenme fırsatı sunan anlardır. Yanlışın sebebini not almak (konu eksikliği mi, dikkat hatası mı), aynı konudan benzer sorular çözerek pekiştirmek, kendine bir “yanlış defteri” ya da “hata klasörü” oluşturmak gibi alışkanlıklar kazan. Bu alışkanlıklar, özellikle tekrar eden hataları önlemende çok etkili olacaktır. Paragraf ve Problem Sorularına Özel Çalış LGS’de en çok zaman alan ve hata yaptıran sorular genelde paragraf soruları (Türkçe) ve problem soruları (Matematik) olur. Bu yüzden bu iki alanda özel çalışmalar yapmalısın. Her gün en az 5-10 paragraf sorusu çözmek, matematikte farklı tipte problem sorularına (yaş, oran, hız, kar-zarar vb.) odaklanmak bu sorularda hem okuma hızın hem de çözüm mantığın gelişecektir. Süre Tut ve Zaman Yönetimini Geliştir Sınavda zaman baskısı, doğru bildiğin soruda bile hata yapmana neden olabilir. Bu nedenle test çözerken süre tut (örneğin: 20 dakikada 20 soru gibi), önce konu tekrarını yap, sonra süreli test çözerek öğrendiklerini pratiğe dök, deneme sınavlarını gerçek sınav süresine göre çöz. Böylelikle zaman yönetimini geliştirerek sınav günü stresini yönetebilir ve özgüvenini artırabilirsin. Deneme Sınavlarını Stratejik Kullanın Sadece deneme çözmek değil, denemeyi analiz etmek seni ileriye taşır. Deneme sonrası doğru, yanlış, boş sayını çıkar, yanlışların hangi konudan geldiğini yaz, her deneme sonrası kısa bir analiz yap. “Hangi soruda zaman kaybettim? Hangi bölümler zordu?” sorularını cevapla. Böylece her deneme, seni bir adım daha yukarı taşır. Konu Tekrarları ve Mini Testlerle Pekiştir Yeni konuları öğrendikten sonra onları unutmamak için küçük tekrarlar yap. Örneğin, öğrendiğin bir konunun ertesi günü 5 soruluk mini test çöz, haftanın sonunda tüm konularla ilgili kısa tekrarlar yap, bu sayede “öğrenip unutma” döngüsünü kırarsın. 4. Son 3 Ay: Motivasyon ve Stres Yönetimi LGS’ye üç ay kala öğrencilerin büyük bir kısmında yorgunluk, stres ve kaygı artmaya başlar. Artık konular büyük ölçüde tamamlanmıştır, deneme sınavları sıklaşmıştır ve sınavın yaklaşması daha somut bir şekilde hissedilir. Bu dönemde yalnızca akademik hazırlık değil, psikolojik denge de son derece önemlidir. Çünkü bilgi birikimin ne kadar fazla olursa olsun, sınav anında heyecandan odaklanamıyorsan ya da motivasyonun düşmüşse performansın olumsuz etkilenebilir. Bu süreçte kendine karşı gerçekçi olman gerekir. Her denemede yüksek netler beklemek yerine gelişime odaklanmalısın. Küçük ilerlemeler bile senin için değerli. Bir gün önceye göre sadece bir net artış bile senin doğru yolda olduğunu gösterir. Zorlandığın günlerde kendine yüklenmek yerine kendine şefkat göstermek seni psikolojik olarak güçlü kılar. Bazen sadece durmak, nefes almak ve yeniden başlamak gerekir. Çalışma rutinini bu aylarda düzenli hale getirmek önemli olsa da kendini çok katı kurallarla sıkıştırmamalısın. Her gün aynı saatte ders başına oturmak beyni disipline ederken, gerektiğinde esneklik gösterebilmek de sürdürülebilir bir hazırlık süreci sağlar. Aksi takdirde motivasyonun hızla düşebilir. Bu dönemde kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri ya da keyif aldığın bir müzik molası gibi küçük ama etkili dinlenme anları gününü daha verimli hale getirebilir. Sınav yaklaştıkça zihninde beliren olumsuz düşünceler normaldir. “Ya yapamazsam?” gibi sorular kafanı meşgul edebilir. Bu tür düşüncelerle savaşmak yerine onları fark edip geçmelerine izin vermek ve odağını neyi yapabildiğine çevirmek daha işlevsel olur. Unutmamalısın ki bu sınav hayatındaki tek belirleyici değil. Bu sadece bir süreç ve sen bu sürecin her adımında elinden gelenin en iyisini yapıyorsun. Ayrıca, bu dönemde içe kapanmak yerine duygularını paylaşmak iyi gelecektir. Ailenden, öğretmenlerinden ya da arkadaşlarından destek almak seni yalnız hissetmekten kurtarır. Kısacası, son 3 ayı hem duygusal hem akademik olarak dengede geçirmen, sınav gününde kendini hazır ve güçlü hissetmenin en etkili yoludur. 5. Sınav Gününe Hazırlık Aylarca çalıştın, yüzlerce soru çözdün, sayısız deneme sınavına girdin. Ve şimdi büyük gün gelip çattı: LGS günü. Sınav gününü iyi yönetmek, belki de tüm emeklerinin karşılığını almanda en kritik adımdır. Sınavdan bir gün önce artık yeni konu öğrenmeye ya da deneme çözmeye çalışma. Bunun yerine genel tekrarlar yapabilir, daha önce yanlış yaptığın sorulara bir göz atabilirsin. Ama zihnini yormamaya dikkat et. Akşam saatlerinde ekran süreni azaltmak, hafif bir yürüyüş yapmak ya da seni rahatlatan bir aktiviteyle ilgilenmek uykuya geçişini kolaylaştırır. İdeal olarak sınavdan bir önceki gece, saat 22:00 ila 23:00 arasında uyumuş olman dinç bir sabah için önemlidir. Sınav sabahı güne erken kalkarak başla. Midenin alışık olduğu, seni rahatsız etmeyecek hafif bir kahvaltı yap. Eğer kahvaltıda her zaman yediğin şeyleri tüketirsen mide problemlerinin de önüne geçmiş olursun. Sınav günü yeni bir yiyecek ya da içecek denemek risklidir. Sınav yerine gitmek için evden biraz erken çıkmak hem ulaşım stresini azaltır hem de seni zaman baskısından korur. Yanına kimliğini, sınav giriş belgeni, yedek kalem ve silgini almayı unutma. Bu gibi küçük hazırlıklar sınav sabahı ekstra güven hissi sağlar. Okula ulaştığında etrafındaki atmosfer seni tedirgin edebilir. Bazı öğrenciler çok konuşur, bazıları aşırı heyecanlıdır. Bu tür ortamlarda kendi içine dönmek, sakin kalmak ve sadece sınava odaklanmak daha iyidir. Sınav başlamadan önce birkaç derin nefes al. “Aylarca çalıştım, elimden gelenin en iyisini yapacağım.” diyerek zihnini sakinleştir. Unutma, sınav anında heyecan duyman çok doğal. Ancak bu heyecanın seni ele geçirmesine izin vermezsen birkaç dakika içinde dikkatin toparlanır. Sınav sırasında bazı sorular zor gelebilir. Hemen moralini bozmak yerine, o soruyu geçip diğerlerine devam etmek stratejik bir yaklaşımdır. Zaman yönetimini dengeli kurarsan her soruya gerektiği kadar odaklanabilirsin. Sınav günü aslında senin performansını göstereceğin bir fırsat. Sonuç ne olursa olsun, bu sürecin her adımında emek verdin ve çok şey öğrendin. Kendine güven ve unutma: Bu sadece bir sınav, ama senin çaban çok daha büyük.